Sık Sık Kurumsal Kimlik Değiştirmek ya da Taş Yerinde Ağırdır

Bu yazıda kendi kişisel düşüncelerimiz içeren, kurumsal kimliğini sürekli değiştiren firmalara dair kapsamlı bir inceleme bulacaksınız.

Bu yazıda kendi kişisel düşüncelerimiz içeren, kurumsal kimliğini sürekli değiştiren firmalara dair kapsamlı bir inceleme bulacaksınız.

Taş Yerinde Ağırdır

Grafik ve reklam tasarımcıları, kurumsal kimlik (logo, logotype, kimliği oluşturan renkler vs...)’de mümkün olduğu kadar değişiklik yapılmaması gerektiğini savunuyorlar, fakat günümüzde firmaların bir kısmı bunu kulak ardı ediyor ve birçok kere logolarını renklerini vs. değiştirerek, tüketicilerin akıllarına bir türlü gerçek kimliklerini kazıyamıyorlar.

Bir kurumsal kimliğin oturması ve tutulması ancak 5 ila 15 yılda gerçekleşiyor. Bu zaman zarfında bir kaç küçük değişiklik yapılabilir, fakat ilk yapılanı unutturmamak kaydıyla. İleri gelen reklam, ambalaj tasarımcıları ve grafik tasarım duayenleri, basın yayın sektöründe dirsek çürütmüş sanat yönetmenleri aynı düşünceye sahipler.

Kurumsal kimlikte şekil ve renk kavramının, logonun insanların kimliğimizi tanıması, hatırda kalması hususunda önemi haizdir. Mesela AKBANK denilince Kırmızı, YAPI KREDİ denilince lacivert akla gelmesi gibi. Buna görsel kimlik denir. Görsel kimlik kurumun karakterini oluşturur, hatırda kalmasını, piyasadan silinmemesini sağlar.

Piyasadan silinmeyen büyük firmaların kurumsal kimliklerini çok sık veya hiç değiştirmedikleri görülür. Sıklıkla kurumsal kimliğini değiştiren bir firma zamanla bir kalıba oturamaz ve silinir gider, güvenilirliğini ve ciddiyetini yitirir. Neden güvenilirliğini yitir? Bu sorunun cevabı şu olsa gerek: Sürekli logosunu vs. değiştiren firmanın, satışları azalan, rakiplerine yetişme arzusu duyan, hareketlilik isteyen, değişik bir imajla daha da güçlenebileceğine inanmış olması muhtemeldir.

Milletlerin nasıl kimliklerini, kültürlerini korumaları gerekir ise ve ancak bu öğeler ile millet olabiliyor iseler, aynen bir kurum da milletler gibi kurumsal kimlikleriyle tanınır, bilinir, hatırlanır ve ayakta kalırlar.

Gerek fontuyla, gerek kurum rengiyle yıllar içersinde kurumsal kimliğini oturtmuş ve okuyucusu ile iyi bir empati kurmuş firmalar ise kurumsal kimlik ciddiyetini idrak etmiş firmalardır. Onlar kendinden emin adımlarla ilerler.

Örneğin kurumsal kimliği ve mesela bir dergi çıkarırken iç tasarımın sürekli değiştirilme fikri, değişiklik getirme fikri, iyi niyetli düşünülse bile sonuçları kötü olacak olan fikirlerdir. Bu sebeple bu konu ile ilgili, işe başlamadan önce alanında uzman kişilerle toplantı düzenlenmesi, alınan kararlara ciddiyetle uyulması faydalı olacaktır. İşi bilen duayenlerin bilgileri ölçüsünde projeye katkılarından faydalanılarak ortak bir paydada buluşulacak ve güzel sonuçlara imza atılmış olunacaktır.

Bazıları da yenilik iyidir düşüncesindedirler, hayalperesttirler. "Gelin size bir logo yapalım da, güzel yeni renkleriniz olsun, yeni logonuz olsun, işleriniz açılır..." derler..

Acaba 40 yıllık kurumsal kimliği oturmuş bir firma buna ne cevap verir? Acaba iyi olur mu, acaba daha iyi olur mu, ya da unutulur muyuz? Riske girsek mi? Denemek mi lazım? Eee, belli mi olur, YA TUTARSA.

Bu yüzden gelin siz aynı kalın, çünkü ilk başta öyle sağlam bir şey yapın, yaptırın ki, değiştirmeye ihtiyacınız olmasın.

Unutmayın taş yerinde ağırdır.

  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git