Nedir Bu Sosyal Medya?

Aylardır hayatımıza giren bir kavram var: "Sosyal Medya". İnternet kullanıcılarını kendisine hedef kitle olarak belirleyen bir örgün sistem diyebiliriz en kısa tanımıyla, ama yeterli olur mu? Tabi ki hayır!

Aylardır hayatımıza giren bir kavram var: "Sosyal Medya". İnternet kullanıcılarını kendisine hedef kitle olarak belirleyen bir örgün sistem diyebiliriz en kısa tanımıyla, ama yeterli olur mu? Tabi ki hayır!

Sosyal Medya Denilen Şey

Sosyal medya internet ile Halkla ilişkiler faaliyetlerinin tamamını aynı potada eriten günümüz terimlerine PR 2.0 olarak yansıyan bir mecra çalışmasıdır. Sosyal medyanın uygulanma sahası internetin uçsuz bucaksız dünyası kadar sonsuz olmakla birlikte, bir o kadar da sığ kalabilmekte aslında. Ama önce size biraz bu sosyal medya dünyasından bahsetmek istiyorum. Zira bu zamana kadar benim de yerli yabancı kaynaklarda onlarca yazı ve makale var bu konu ile ilgili. Çok orijinal ve işin uzmanı insanların yazdıkları bu yazıların bizim gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik yazılmamış olması bir eksiklik. Buna içimizde yaşayan ama sözümona Avrupai düşünen "sosyal medya uzmanlarımızın" ya da "trend uzmanlarımızın" yazdıkları da dahil.

Artık İçimizde

Sosyal medyayı ele alırken benim başlangıç noktam aslında sadece internetin o sanal ortamında sizi yakalaması değil; ki öyle olduğu zaman sadece internet tanıtımı olarak kalır, ama "hani nerede bunun sosyal tarafı?" diye sorulduğunda tanım biraz cılız kalır.

Sosyal medya, hayatın ta içindeki hedef kitleyi yaşam alanlarında yakalamak ve onların ilgilendikleri durumlarda bahsi geçen ürün, kişi ya da kurumun karşılığını bulmasıdır. İşte o yüzden diyorum ki, karşılığını sadece internette bulursa yarım kalır diye. Zira 30 milyona yaklaşan internet kullanıcısıyla Türkiye büyük bir internet pazarıdır, ama bizim insanımızın internette neler yaptığını ve yapmadığını da biliyoruz. Kaliteli internet kullanım zamanımızın normal kullanımın yüzde kaçı olduğuna da bakmak lazım.



Sonra ne mi oluyor?

Firmalar sosyal medyayı kullanmaya başlıyorlar ajansların çabaları sayesinde, ama geri dönüş çok düşük kalıyor. Çünkü gözden kaçırılan şey, bizim milletimizin yüzde kaçının bu şekilde ikna olabilmeyi algılarına kodlamış olduğunun unutulmuş olmasıdır. Daha yeni yeni alışılan e-ticaret siteleri bunun en büyük kanıtıdır. Marka ve firma farkındalığında günümüzde yok sayılan en büyük özellik hedef kitlenin davranışsal farklılıklarıdır.

Peki tüm bunlar göz önüne alındığında hangi mecralar nasıl kullanılabilir?

Öncelikle sosyal medya denen büyük şemsiyenin altında durmak diğer tüm tanıtım mecralarından hem daha ucuz, hem daha gerçekçi kalıyor. "O zaman neden daha fazla ödeyesiniz ki?" demek kalıyor firmalara...

Örneğin bloglar, web 2.0 kapsamında belli bir kalıbın sunulduğu, ama içeriğini internet kullanıcılarının hazırladığı bir süreç. Bloglar internet dünyasında sıkça takip edilen günlükler olma özelliği taşıyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok ünlü blog yazarı var. Blogları öne taşıyan özelliği ise samimi olmasıdır. Okura "senden farklı değilim" tılsımı sunar. "Kalabalığın içindeki herhangi bir kişiyim ben, senin gibi mağazalardaki indirimleri ben de takip ediyorum" dedirtir. Doğrudur da bu durum. O yüzden blog yazarlarının yazdıkları konulara, paylaştıkları içeriklere itibar eder okurlar. Firmalar ve ünlü kişiler de bu blog yazarlarıyla iletişim halinde olup, kendi PR 2.0 programlarına onları da katarlar. Bu çıta ülkemizde de hızla yükselirken, bazı blog yazarları kitap çıkartmakta ve hatta bazıları kendi blog konseptlerine uygun reklamlarda oynamaktadırlar. Ben bu durumu Kemal Sunal'ın "100 numaralı adam" filmine benzetiyorum. O filmdeki gibi içimizden biri çıkıp bizi temsil eder.



Facebook

Sosyal paylaşım siteleri denince akla hemen Facebook geliyor. Firmalara, kişilere sosyal medyadan bahsedince koşa koşa gidip bir Facebook hesabı açıyor kurumu adına ve bunu yeterli buluyor. İçerikten ve yaratıcılıktan yoksun bu girişimlerin tabiî ki de bir geri dönüşümü olmuyor.

Güzel Örnekler

Pekii, hiç mi yok güzel örnekler? Tabi ki var:

- Örneğin bir radyo kanalı sosyal paylaşım siteleri üzerinden bir sosyal yardım çalışması yürütüyor. Maddi durumu zayıf öğrencilere lojistik destek sağlıyor.

- Bir çay firması farklı bir isimle kurduğu internet sitesi ile küçük ama eğlenceli oyunlar sunuyor. Ve bu sitedeki kazanılan puanları sizin sosyal paylaşım alanınızda paylaşabilmenizi öngörüyor.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Yeter ki sizin firmanızın ya da temsil ettiğiniz kişinin ulaşmak istediği kitlenin özelliklerini iyi belirleyin, onlara uygun internet ortamları ve bütünleşik pazarlama faaliyetleri kapsamında hedef kitlenizi bu ortamlara yönlendirecek faaliyetler yapın.

Gerekiyorsa Sosyal Mecranızın da Reklamı Yapılabilir

Gerektiğinde sadece bu tip sosyal alanlarınızı duyurabilmek için ürününüzü tanıtır gibi reklam bile yapmanız gerekebilir. Çünkü reklam o kitleyi bir defa o platforma taşır ve görevini yerine getirir. Bundan sonrasında sizin o ortamlardaki düzenli ve sürekli çalışmalarınız sizin için hem ucuz, hem ölçülebilir, hem de nokta atışı tanıtım sağlayacaktır.

Twitter ve Friendfeed

Sosyal ağlara örnekler denilince, Facebook'tan sonra Twitter ve Friendfeed geliyor. Facebook kullanımının günlük ortalama 56 dakikayı bulduğu Türkiye'de ikinci sırayı Twitter almaya başladı. Mikro blog kıvamındaki bu ortamın kullanıcı sayısı hızla artıyor. Ama Facebook kadar olacağını sanmıyorum. Zira Facebook, kullanıcılarına görsel ve video yükleme imkanları da sunuyor.Bu da onu bir adım ileri götürürken, Twitter kullanıcılarını farklı da kılıyor.

Twitter'ı Ünlüler Ünlü Yaptı

Twitter'a değinecek olursak, kullanıcılarına sunduğu karakter sayısınca paylaşımın yanı sıra, video, müzik ve resim paylaşımı için kullanılan yan siteleriyle alternatif olma yolunda. Twitter'in bir diğer özelliği de ünlü insanların daha fazla ilgi göstermesi oldu. Bu hem o ünlülere, hem hayranlarına ulaşmada kolaylık sağladı, hem de hayranlarının onlara olan mesajlarını bir yere kanalize etmesini. Şu an birçok tv ve radyo programları da özellikle Twitter hesapları üzerinden programlarını interaktif etmeye başladılar. Mektupla ve faksla başlayan canlı yayınları seyirciye açma serüvenini hem hızlı, hem de ucuz hale getiren yine bahsi geçen sosyal medyadan başkası değildir.

Güncel Olmak Lazım

Kurumunuz adına ya da temsil ettiğiniz kişi adına açtığınız hesapların sürekli olarak güncel içerikli olması, özgün paylaşımlarda bulunmanız önemli bir nokta. Örneğin bir oyuncu olarak sunacağınız bir çekim fotoğrafınız ya da içinde bulunduğunuz sosyal sorumluluk projesinden size özel bir fotoğraf ve yorum sizi her zaman birkaç adım öne taşıyacaktır.

Yeni Bir Meslek Doğdu

Unutmadan belirtmeliyim ki sosyal medya uzmanlığı artık bir pozisyon olarak da insan kaynaklarındaki yerini aldı. Firmalar ajanslara bu tarz tanıtımlar için baskı yapmaya başladı ve ajansların birçoğu aslında hazırlıksız yakalandı.

Aranızda bu konuya eğilmek isteyen arkadaşlar olursa şu an hem sosyal medya uzmanlığı, hem de sosyal medya uzmanına içerik hazırlayan, ortamı oluşturan diye kısaca tanımlayabileceğimiz trend uzmanlığı alanında iş başvurusu yapabilirsiniz. Bu tür platformlarda esas olan elinizdekileri iyi tanımak ve onlarla neler yapabileceğinizi göstermek. Sanalkurs.net'in sloganı gibi yani.

Sonuç

Sosyal medya hakkında daha söylenecek çok fazla söz , paylaşılacak çok fazla görsel ve hatta kendi dilinde çok fazla tweet var. Burada hepsini dile getirmemiz neredeyse mümkün değil. Çünkü her biri her geçen gün daha da büyüyor, önem kazanıyor.

Aynı konu üzerine devam edeceğiz.
  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Devamını merakla bekliyoruz. :)

Yukarı Git