Elon Musk'ın Neuralink Projesi

Elon Musk'ın Neuralink Projesi

Elon Musk’ın kurucuları arasında yer alması sebebiyle ilk günden bu yana üzerine türlü senaryolar üretilmiş olan Neuralink nedir, ne değildir?

Elon Musk’ın kurucuları arasında yer alması sebebiyle ilk günden bu yana üzerine türlü senaryolar üretilmiş olan Neuralink şirketi, ilk demosunu geçtiğimiz 28 Ağustos 2020 Cuma günü tanıttı.

Alışageldik ürün tanıtımlarından ziyade Neuralink sunumu hazır ve satın alınabilir bir ürünü değil, önümüzdeki senelerde koyduğu hedeflere ulaşmayı arzulayan fütüristik bir çipin, üç domuz üzerindeki uygulamasına ışık tutuyordu. 


Neuralink nedir?

İnsan beynine yerleştirilebilmek üzere tasarlanan çip ve şirket aynı adı taşıyor. Elon Musk tarafından kafatasına yerleşik bir Fitbit şeklinde tasvir edilen ürün, insan beynindeki hasarları ve travmaları tedavi etmeyi hedeflemekle birlikte insan-yapay zekâ simbiyozunun sunabileceği fırsatları da denemeye kararlı.

Görme kaybı, işitme kaybı, felç ve zihin hastalıklarının aralarında yer aldığı sorunları farklı metodolojilerle çözebileceğini iddia eden Neuralink; anıların kaydedilmesi veya yok edilmesi, cihazların zihinle yönetilmesi ve insanın dil öğrenme gibi yetkinlikleri tek güncellemeyle artırması gibi filmlerden tanık olduğumuz uçuk fikirlerin beyne yerleşik çiple bir gün mümkün olacağını söylüyor.
 

Demo etkinliği

Neuralink’in ürün tanıtım etkinliğinde iki farklı odak yer aldı; Neuralink çipi ve robotu. Musk tarafından ‘the link olarak tanıtılan çipin halka açık ilk pratiğini sergileyen üç keyifli domuz seyircilerin dikkatini çeken ana etmendi.

Musk’ın domuzların dikkatini çekme konusunda nispeten başarısız olduğu birkaç dakika sonrasında Gertrude adlı domuzun gerçek zamanlı nöral sinyalleri izleyenlere ses olarak aktarıldı. Matriks içerisinde matriks olarak betimlenen anlar nörobilimciler için yeni bir gelişmeden uzak kaldı, çünkü hayvanların beyinlerindeki elektriksel uyarıların takibi on senelerdir yapılan bir uygulamaydı. Anlık beyin frekans takibi ve bununla yapılabilecekler oldukça sınırsız gözükse de kısa süreli demonun bunları aktarabilecek süresi yoktu ve ‘’şirin’’ bilimsel anlara dönüşebildi.

Diğer yandan Neuralink robotu, internette çoğunlukla elektrikli bir dikiş makinesine benzetilmekle beraber, başka ufuklar açtı. 1024 minyatür kanala sahip kablosuz çipin kafatasına yerleştirme işlemini yapacak olan robotun, bu süreci bir saatten az bir sürede tamamlama yeteneğine sahip olacağı belirtildi.  
 

Arka plan

Neuralink sunumunun soru-cevap kısmında bahsi geçen ileriye dönük fikirlerin çoğu için henüz erken. Fakat şirketin sunduğu ve yapılabileceğini söylediği fonksiyonlar içerisinde pratiğe taşınabilecek olanlar da mevcut.

İnsan beynini bilgisayara bağlama ve izleme uygulamasını 20-30 senedir gerçekleştirdiklerini söyleyen Stanford Beyin Uyartı Laboratuvarı direktörü Nolan Williams, Parkinson hastalarına uygulanan derin uyartı metodunun bilgisayar ve beyin bağlantısına doğrudan bir örnek oluşturduğunu açıkladı. Dolayısıyla nöron faaliyetlerini izlemek yeni bir uygulama değil, fakat nöronların etkileşimlerini sürekli olarak kablosuz bir sistemle izlemek fark yaratabilir. Hâlihazırda beynin olaylara verdiği duygusal tepkiler veya duygu-durum bölgeleri biliniyor, anlık takibin getirdiği ‘’fitbit etkisi’’ ile çipe sahip olan bireylerin hayatını otonom sürece dönüştürme noktasında günümüz teknolojisi yeterli gelişime sahip.

Yine soru-cevap kısmında Elon Musk’a gelen, Tesla’nın düşünceyle çağırılabilmesi fonksiyonu da üzerinde çalışılmış beyin-donanım iletişimi konularından biri olduğu için ekibin de aktardığı üzere son derece mümkün ve hatta kolay.

Kıyasta bulunabilmek adına, iki sene önce ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın felçli bir insanın beynine yerleştirdiği çip sayesinde sanal F-35 uçağını kontrol ettirebildiğini, hatta ilerleyen çalışmalarda birden çok uçağın kontrolünü sağlayabildiğinin açıklandığını da belirtebiliriz. 
 

Söylentiler

Neuralink’in şu ana kadarki dört senelik kısa macerası birçok söylentiyi de beraberinde getirdi. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri Elon Musk ve onun Twitter bağımlılığıydı denilebilir. Kendisine gelen rasgele tweet’lere cevap veren Musk, geçtiğimiz senelerde şirketin bir maymuna çip yerleştirip bilgisayar kullanmasını sağladığını söylemişti. Bunlara ek olarak Neuralink şirket olarak çalışanlarını elinde tutma sorunu da yaşamıştı.

Eski Neuralink çalışanlarından biri basına yaptığı açıklamalarda şirket içi kaostan bahsederken, Musk’ın şirketlerinde sıkça rastlanan bir durum olan mümkün olmayan talepler ve sıkışık ajandaların bilime ters düştüğünü belirtti. Buna paralel olarak şirketin kuruluşunda yer alan sekiz bilim insanı sayısının üçe düştüğü de biliniyor. Öyle ki, şirket içi stratejik görüşmelerde ürünün odak noktasını netleştirmek ve farklı uygulamalar yerine daha kesin bir yolda ilerlemenin süreç açısından faydalı olacağının da konuşulduğu söyleniyor. 

Neuralink dünyayı derin düşüncelere gark ederken, şirketin yürüttüğü araştırmaların teknolojiye ve sağlık bilimine olan etkileri ticari bir kafatası çipinden daha etkili olacağa benziyor.

Kaynak: ApostoNews
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git