Blogunuza Zarar Verebilecek Davranışlar

Bu yazıda Blog yazarlığının gitgide popüler olduğu bir dönemde, geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaştırmak isteyen ve bu işe yeni başlamış blog sahiplerinin dikkat etmesi gereken püf noktalara değindim.

Merhabalar,

Bu yazımda kendi deneyimlerimden yola çıkarak blog yazarlarının düşmemesi gereken hatalara değinmek istedim. Bilerek ya da bilmeyerek sahibi olduğumuz bir blog sayfasına zarar verebiliriz. Pek çok blogcu çeşitli yollarla sitesine trafik sağlama amacı gütmektedir ve maalesef izlenimlerimden edindiklerime dayanarak söylüyorum ki sadece Wordpress tabanlı blog sayısı milyonları bulmuşken, bu blogların %80’i ya hiç ziyaretçi çekmemekte ya da çok ufak bir kitleye hitap etmekte. Tabii ki alternatif web siteleri veya sizden çok daha önce kurulmuş bloglar buna bir etken. Fakat blog sayfanızın, web sitenizin çok fazla ilgi görmemesindeki asıl nedenleri biraz da kendinizde aramalısınız.



Burada sizlere blog sayfanızın değerini düşürebilecek veya ilgiden mahrum bırakabilecek birkaç maddeden bahsedeceğim.

1. Kötü Tasarımlarla Blog Kurmak

Bu yazıyı okuyan pek çok arkadaş içinden “İçerik önemli, tasarımı kim ne yapsın bir blogda!” diye geçiriyor olabilir. Evet, bir blogda asıl ön planda olan şey sizin paylaştığınız yazılar ve bilgilerdir. Sitenizin içinde ne kadar çok bilgi bulunursa (Sitenizin amacından sapmamak en iyisi) web sitenizde okadar fazla ziyaretçiyi kendisine çekecektir. Fakat şunu da unutmamak gerekir ki, çok geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan internet üzerinde tasarımı iyi olan, rahat bir akışa sahip, kafa karıştırmayan tasarımlar her zaman sizi 1 değil 5 adım ileriye taşıyacaktır. Bu yüzden sizlere kendi hatalarımdan çıkaracağım ilk tavsiye de bu olur. Blog tasarımınızı güzel bir şekilde yapılandırmalısınız.

2. Biçimsiz Bağlantı Adresleri Oluşturmak

Blog üstünde bir yazı yazarken, pek çok blog sistemi kendi şemasına göre o yazıya uygun bir bağlantı adresi oluşturur. Siz bu adresleri okuyucular için ve arama motorları için anlaşılır, içinde uygun kelimeler geçer şekilde yaparsanız, web siteniz için büyük bir artı kazanırsınız. Aşağıda eskiden uyguladığım teknik ve şimdi uyguladığım teknikle alakalı iki tane örnek göreceksiniz. Bu örnekleri gördükten sonra ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Kötü Örnek: www.siteadi.com/?p=5184
Doğru Örnek: www.siteadi.com/bu-konu-linki-boyle-verilmeli/

3. Düzenli Yazı Yazmamak

İlk Wordpress ile tanıştığımda, belki de herkeste böyle bir heves olmuştur, kafama esen bir kategoriye göre bloglar açıp, tasarımlarıyla oynayıp duruyordum. Sonra bakıyordum bu siteye giren çıkan kimse yok. Hatta en ilgi çekici konularda bile bir blog oluştursam, Analytics’den baktığımda Facebooktaki arkadaşlarımın bile bir iki kere girip bir daha girmediğini anlıyordum. Sonradan bu konu üzerine yazılan yazıları okuduğumda fark ettim ki, bütün saygın bloglar veya daha doğru bir tabirle web siteleri içeriklerini belirli aralıklarla değiştiriyorlar. En ünlü bloglar, neredeyse her gün 2-3 yazı birden paylaşıyorlar. Ben bunu gördükten sonra anladım ki, girip 5 tane yazı paylaşıp sonra 1 ay ortalardan kaybolmak, blogunuza yapabileceğiniz en kötü şey. Bu yüzden size verebileceğim en güzel örnek benim açtığım bloglardır ve sizin bu hataya düşmemenizi ümit ederim.

4. Rahatsız Edici Reklamlar Koymak

Hepiniz web tasarımcı olmadan önce de internet sitelerinde dolaşıyordunuz. Ve eminim sitelerde en nefret ettiğiniz şey rahatsız edici reklamlar olsa gerek. Web sayfanız isterse çok yüksek miktarda ziyaretçiyi kendisine çeksin, siz bu siteye insanları rahatsız edici pop-up reklamlar veya en olunmayacak yerlere resimli reklam kutucukları koyarsanız emin olun ki siteniz için öldürücü hamleyi yapmışsınız demektir. Bu yüzden sizlere tavsiyem şudur ki; amacınız bu işten para kazanmak bile olsa, bütçenize kısa vadeli fazla para getirmekten çok uzun vadeyi düşünün ve reklamları abartılı şekilde sitelerinize koymayın.

5. Sosyal Medyayı Kullanmamak

Daha önce yazdığım yazılarda da belirtmiştim bunu. Günümüzde bir web sayfasını tanıtabilecek, reklamını yapabilecek en büyük olanak “Sosyal Paylaşım Siteleri”. Twitterda bir hesap açmak ve oradan insanlara ulaşmak veya Facebookta bir sayfa açmak sizin blogunuzun geleceği için en parlak icraatlardan biri olacaktır. Ayrıca bir önemli not daha iletmek istiyorum; blogunuz üzerinde yazılarınızı insanların başka platformlara paylaşabilmesi için tonlarca uygulama mevcut. Bunları kullanmaktan kesinlikle kaçınmayın. Bir insan sizin yazınızı paylaştığında belki de yanında 100 kişiyi sitenize getirebilir.

6. Başka Bloglarla İletişim Kurmamak

Ülkemizde de çok fazla rastladığım, pek çok blogda sağda veya alt kısımda yer alan “Linkler, Kardeş Siteler, Bağlantılı Sayfalar” gibi kutucukları sizde görmüşsünüzdür. Eğer diğer blog yazarlarıyla iletişime geçerek, bağlantı kurarak karşılıklı bir iş yapabilirseniz, siteniz için muazzam derecede faydalı bir iş yapacaksınız. Eğer farklı duygu ve düşüncelerle bunu yapmazsanız, blogunuzdan beklenen verimi alamayadabilirsiniz. Unutmayın atalarımız “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” diye boşuna dememiş.

7. Orijinallikten Kaçıp, Basit Değiştirme Metotları Uygulamak

Bir arkadaşım ben bu işe yeni başlarken bana şunu demişti: “Google senden ,benden akıllı kardeşim. Sakın orjinallikten kaçma.” Evet, belki bir blog açtınız ve içinde pek çok bilgi olsun istiyorsunuz. Ama bu amaca ulaşmak için kesinlikle orijinal yazılarınızı bırakıp, oradan buradan bulduğunuz yazıları sitenize koymayın. Bu hem etik olarak uygun değil, hem de siteniz için pek de yarar sağlamıyor. Google algoritması, internette sizin bırakın yazınızı, siteye koyduğunuz resimlerin bile orijinal olup olmadığını algılayabiliyor. Neticede de sitenizin arama motorlarındaki sırası 1000lerce doküman da paylaşmış olsanız çok yukarılara çıkmıyor. Bu yüzden orijinal yazılar yazmak sizin için başlı başına bir kural olmalı. Bir dipnot olarak da şunu söyleyebilirim ki; bir gün paylaştığınız bir resim veya yazılı kaynak yüzünden mahkemelerle bile işiniz olabilir.

8. Bonkör Olmamak, Ziyaretçileri Önemsememek

Salt yazılar yazarak, verdiğiniz bilgilere göre bir yere kadar gelebilirsiniz. Evet, bunu kimse inkar edemez. Fakat pek çok blogda yeni bir yaklaşım söz konusu. Ziyaretçilerinize, kendi blog konunuza göre çeşitli sanal hediyeler, bayram mesajları yayınlayabilirsiniz. Aktif site takipçileri için harika bir ilgi çekme yöntemi olmasının yanı sıra, sitenize ilk defa girmiş birisi içinde çok cazip ve sıcakkanlı bir davranış olarak gelebilir.

Tüm bu anlattıklarımdan sonra konuyu toparlayacak olursak; Blog yazmak hem eğlenceli hem de konusuna göre çok büyük bir iş alanı olarak da nitelendirilebilir. Eğer sizde bu alanda başarılı olmak istiyorsanız, yüzlerce dikkat etmeniz gereken şey olduğundan haberdar olmalısınız. Ben, bana göre bir blogda en çok dikkat edilmesi gereken birkaç maddeyi sizler için bir araya getirdim. Umarım düşüncelerim ve deneyimlerim siteniz üstünde bir başarı sağlamanıza yardımcı olur.
  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git