Bir Kapak Tasarımının Anatomisi

Tasarımlar, yüzleri ile sesleri ile ve buna benzer bazı özellikleri ile kendilerini ve kimliklerini ortaya koyar.

Tasarımlar, yüzleri ile sesleri ile ve buna benzer bazı özellikleri ile kendilerini ve kimliklerini ortaya koyar. Ortaya çıkan eserler, tasarımcının çizgisini, dolayısıyla kendisini ele verir. Bir eseri çizgisinden anlarsınız ve "Bu eser şu tasarımcıya veya şu sanatçıya ait" diyebilirsiniz çoğu zaman...

Tasarım konusuna bir örnek çalışma olarak bir prestij eser kapağını ele alalım. Prestij bir esere kapak hazırlarken öncelikle, kitabın içeriğine uyum sağlayan doğru malzemelerin seçilmesi gerekir. Eğer resim kullanılacak ise çözünürlüğü gayet yüksek olmalı, daha ilk bakışta insanı etkileyecek tarzda bir resim tercih edilmelidir. Minyatür veya bir arşiv belgesi kullanacak ise kapakta hakeza yine, anlaşılır ve etkileyici olmalıdır malzememiz.

Kapak kitabın vitrinidir. Prestij bir kitap tasarımının kapağı yapılırken kitabın yazarı tasarım öncesi malzeme seçiminde size yardımcı olacaktır. Gerek minyatür, gerekse fotoğraf seçiminde ona rahatlıkla danışabilirsiniz. Çünkü kitabın ruhunu en iyi yazanı bilir. Zira tasarımcı, kitabın içersinden gelişigüzel bir resim seçip de kapak oluşturursa, kitabın ifade ettiği ruhu yakalayamayabilir.

Kapak bir kimliktir, herkesin kimliğinde o insanın hakkında kısa ve öz durumu nasıl belirtiliyor ise, bir kapak da ait olduğu kitabın içinde ne yazdığını kısa ve öz anlatıyor olmalıdır.

Kapak için önce malzemenin etkili, ölçülü, basılabilir özellikte bir resim, minyatür, gravür, arşiv belgesi olması gerektiğini belirtmiştik. Sıra yine aynı ölçüde, eserimize yakışacak rengi seçmeye geldi. Eserin ruhuna ve ahengine yakışır, uyumlu bir renk tercihi...

Rengin insanlar üzerinde psikolojik bir tesiri olduğu klinik ve labaratuar deneylerle artık günümüzde tamamen tespit edilmiş su götürmez bir gerçektir.

Buna misalen, iki kasap düşünelim. Bunlardan biri, etleri vitrinde sergilerken, normal olarak her zamanki gibi tepsilere koyarak satıyor olsun. Diğeri ise aynı etlerin altına ve yanına yeşil, kıvırcık, salata malzemeleri ile etleri süslesin ve bu şekilde satsın. Görülecektir ki kıvırcıkların üzerinde duran etler insanlara daha çekici gelecek ve bu kasap ürününü daha çok satacaktır. Burada kıvırcık yapraklarındaki yeşil renk tazeliği, üründe bulunan bu tazelik hissi ise mide özsıvısını hareketlendirerek açlığı çağrıştıracaktır. Bu misalde görüldüğü gibi, renklerin ve seçimlerin insanların psikolojileri ve davranışları ile ilgili dolaylı olduğu kadar kesin bir tesiri vardır. Bu sebeple eseri oluştururken etkili renk kullanımı mühimdir.

Malzememiz hazır, rengimiz de tamam. Geldik fonta, yani yazı tipine.

Font seçimi eserin bütünleyici ve tamamlayıcı unsuru olacaktır. Özenle hazırladığımız eserimizi, çok çeşit font kullanarak mahvetmek de, bir fontun ailelerini kullanarak güzel bir bütünlük sağlamak da elimizde olacaktır. Bu aşamada bir kapakta en fazla iki font tipi kullanılmalıdır. Eserde kullanılan resmin özellikleri, eserin içeriği ve konusu font seçiminde bize yardımcı olacaktır. Misal, mimarlık ile ilgili bir eserde genelde yuvarlak hatlı fontlar tercih edilmez. Çocuklara yönelik eserlerde ise mimarideki gibi keskin çizgili değil de yuvarlak hatlı fontlar tercih edilir. Demek ki fontlar da aslında bize bazı şeyleri anlatıyor ve tasarımımıza bütünlük kazandırmada yardımcı oluyor. Bunu yaparken tasarımcının baskıda birbirine geçecek kadar da ince fontlar kullanmaması icab eder, aksi halde çalışma fiyasko ile neticelenebilir. Bu durum, kağıda baskı yapan veya yaptıran bir tasarımcının kağıt malzemesi ve baskı tekniği, selefonun yakıcılığı, serigrafinin yayılımı ile ilgili en az kendine yetecek ve işi çöp etmeyecek kadar da baskı ve malzeme bilgisinin olmasını gerektirir.

Netice olarak tasarım, özellikle tasarımı anlatırken ele aldığımız kapak tasarımı için tüm malzeme hazır ise, tasarımcı bu malzemeyi en güzel şekilde değerlendirip, altın oran, nizam, nefes, denge, boşluk alanı gibi tasarım kurallarına riayet etmek suretiyle tutarlı bir tasarım oluşturmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, dengesizlikte bile bir denge, çapraşıklıkta bile bir nizam vardır. İnsan gözünün hangi noktaları öncelikli algıladığı bilgisi, duyum eşiği kontrolünü yaparak en iyi eseri ortaya koymaya yardımcı olacaktır.

Bu hususlara dikkat eden bir tasarımcı ise iyi bir eser ortaya koymak suretiyle maddi manevi ödülünü alacaktır.

  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git