Ağ Kavramı

Network (Ağ) konusunda aklınıza takılan soruları bulabileceğiniz bu yazıda ağın gereklilikleri ve kullanım alanlarını ele aldık.

Network (Ağ) konusunda aklınıza takılan soruları bulabileceğiniz bu yazıda ağın gereklilikleri ve kullanım alanlarını ele aldık.

Bir PC'ye sahip olduğunuzu düşünün. İşlerinizi yürütebilmek için;

- Yazıcıya,
- Kurum dışına bağlantı kuracak iseniz, bir modeme ve telefon hattına,
- Bazı verilerinizi çeşitli amaçla kullanılmak üzere CD üzerine kayıt edebilmek için CD yazıcısına,
- Bazı verilerinizi teyp veya disk üzerine kayıt edebilmek amacı ile teyp veya disk sürücülerine bağlanmayı sağlayacak organizasyonlara gereksiniminiz olacaktır.

Ancak her kullanıcının ayrı ayrı çevre ünitesi kullanması hem gereksiz hem de olanaksızdır.

Bilgisayar ağına sahip olmanın, çevre ünitelerini paylaşmanın yanında;

- Internet erişimini sağlamak,
- Bilgi paylaşımını sağlamak,
- İşbirliğini sağlamak,
- Ofis dışında çalışma olanağı sağlamak,
- Kurum için oluşturulan güvenlik şemsiyesi altına girmek,
- Kurum için oluşturulan iş devamlılığı politikası güvencesi içinde yer almak gibi üstünlükleri de bulunmaktadır.

Çevre Ünitelerinin Birlikte Kullanımı

Aşağıdaki şekil ele alındığında;
Ofis içinde çalışanlar ofis ağını kullanmak suretiyle ağa bağlı bulunan tüm çevre ünitelerini birlikte kullanabilmektedirler. Aksi durumda; örneğin, tek bir yazıcı ünitesini kullanabilmek için;

- Ofisteki her bir PC için ayrı bir yazıcı almak veya,
- Yazıcıyı kullanmak için her defasında yazıcı ile PC arasında yeni bir kablo bağlantısı kurmak veya,
- Yazılmasını istediğimiz verileri bir disket üzerine kopyalamak ve böylece verileri yazıcının bağlı bulunduğu PC'ye taşımak gerekir.
Halbuki, işletim sisteminde kullanabileceğimiz yazıcılar tanımlanmış olduğundan, yaz komutu verdiğinizde size ağa bağlı kullanabileceğiniz yazıcıların listesi gelecek ve siz seçiminizi yaptığınızda, ilgili yazıcıda yazılarınız yazılmış olacaktır.

Büyük ofislerde çoğu zaman birden fazla yazıcı bulunur. Bunlar hem kullanıcıların yığılmalarını engeller, hem de farklı kalitelerde servis verirler.

İnternet Erişiminden Yararlanmak

Bu bölümde Internet'in getirdiği olanaklar değil de, Internet'e çıkışta bilgisayar ağlarının sağladığı olanaklardan söz edelim.

Eğer evinizden veya çalıştığınız ofisten Internet'e tek başınıza bağlanmak isterseniz; bir Internet Servis Sağlayıcı (ISP - Internet Service Provider), Superonline gibi, ile anlaşıp onun olanaklarını kullanmanız gerekir. Bunun için Internet kullanımına bir ödeme yapmanız, bir modem almanız ve bir telefon hattını (özellikle çok kullanıyorsanız) bu işe atamanız gerekmektedir. Böylece dial-up bağlantı ve ISP aracılığı ile Internet'e bağlanmanız olanaklı olacaktır.

Hâlbuki kurum içinde bir LAN üzerinden Internet'e bağlandığınızda; kurumca sağlanan çok daha hızlı kiralık hatla (bu konuyu ileriki bölümlerde daha ayrıntılı olarak ele alacağız) kendiniz için modeme gereksinim duymadan Internet'e çıkmanız olanaklı kılınacaktır.

Ayrıca IP telefonu dediğimiz uygulamadan ve IP üzerinden ses iletimini gerçekleştiren VoIP'den (Voice Over IP) (bu konu da ileride ayrıntılı olarak ele alınacaktır) de yararlanmak olanaklı kılınacaktır.

Bilgi Paylaşımını Sağlamak

Gerek kurum içinde gerekse kurum dışında oluşan bilgi yığınlarına ulaşmada en önemli araç bilgisayar ağlarıdır. Artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek vardır; bilgi paylaştıkça artar.

Bu nedenle kurum içinde tüm çalışanların kolayca ulaşabileceği veritabanları, veri ambarları oluşturulmaktadır. Ek olarak, bu veritabanlarına gerek teknik ve idari personel ve özellikle yöneticilerin kolaylıkla ulaşabilmelerini sağlayabilmek için sistemler geliştirilmektedir. Örneğin, Intranet ve Extranet sırf bu amaçla gerçekleştirilmiş uygulama zincirleridir. Ayrıca birlikte çalışma yapan kişi ve kurumların da bu bilgi kaynaklarına ulaşmalarını sağlamak, birlikte çalışmanın verimliliğini artırmaktadır.

Örneğin, malınızı pazarlayan bir kuruluş stoklarınızı taşıyan bir veritabanına girebilir, malın son durumu hakkında bilgi elde edebilir ve satışını yapabilir. Aksi durumda siparişi alan bir satıcı telefonla kurumu arayacak (yetkili kişiyi bulabilirse), istediği mal hakkında bilgi isteyecek, yetkili kişi ambarı arayarak bu malın durumunu inceleyecek ve karşı tarafa olumlu veya olumsuz yanıt verecektir. Ancak geçen süre büyük kayıplara neden olabileceği gibi, pek çok karışıklığı da beraberinde getirecektir.

İşbirliğini Sağlamak

Bundan 10-15 yıl öncesine kadar hemen hemen tüm projeler tek bir kişi tarafından ele alınır ve sonuçlandırılırdı. 25-30 yıl öncesinde ise tüm proje tek bir kişi tarafından ele alınarak gerçekleştirilirdi. Buna bir örnek verecek olursak;

Bir kurumda maaş bordrosunun basımını ele alalım. Bilgi İşlem Merkezi Müdürü kurum içinde bir programcıyı bu iş için görevlendirirdi. Aşağıda proje yöneticisinin yapacağı işler verilmektedir:

1) Sistem analistliği
2) Sistem tasarımı
3) yazılımın kodlanması
4) Test çalışması
5) pilot çalışma
6) Verilerin aktarılması
7) Bordoların basılması

Bordro örneğini tekrar ele alırsak; ayın son haftasında bordro sorumlusu proje lideri bir hafta süre ile kurumun çeşitli bölümlerine ait bordroları sabahlara kadar uğraşarak basıp yetiştirmeye çalışırdı. Bu durum hem uzman kişilerin etken kullanımını engeller, hem de yük bir kişi üzerinde olduğundan istenilen randıman alınamazdı. Doğal olarak bu iki önemli sonuç doğurmakta idi;

1. Proje tek bir kişiye bağlı olduğundan, onun ayrılması ile işler karmakarışık olmakta idi.

2. Proje lideri görev tamamlandığında sorumluluğu biteceğinden, çok iyi bir dokümantasyon ve kullanma kılavuzu hazırlamak ve kullanıcı eğitimi sağlamak zorunda idi. Yukarıda belirttiğim gibi pek çok farklı iş tek bir kişi tarafından yapıldığında bilgisayar uzmanları da zaman zaman sabaha kadar çalışmak zorunda kalırlardı.

Daha sonra kişiler konularında uzmanlaştılar. Yine bir proje lideri söz konusu oluyordu, ancak çeşitli işler çeşitli gruplar tarafından; analist grubu, yazılım grubu, kodlama grubu, test grubu, pilot uygulama grubu, sistem operatörleri tarafından ele alınıyordu.

Son zamanlarda ise proje liderleri her proje için ayrı olarak seçilmekte, lider proje grubunu oluşturmakta ve proje bitinceye kadar bu grupla çalışmaktadır.

Bugün bu işler tamamen farklı kişiler tarafından yerine getirilmektedir. Bu iş için bugün sistem analisti (genelde bilgisayar mühendisi), programcı, veri kayıt operatörü, test operatörü, iş yöneticisi ve bilgisayar operatörü görev yapmaktadır.

İşbirliğinin olabilmesi, yani proje üzerinde birlikte çalışabilmek için projeye dâhil tüm elemanların bir arada olmaları gerekir. İşte bilgisayar ağı, değil aynı binada, farklı katlarda veya farklı bina veya şehirlerde olan proje elemanlarının bile bir odada çalışıyormuş gibi birlikte çalışmalarını olanaklı kılmaktadır.

Ofis Dışında Çalışma Olanağı Getirmek

Bugün başta ABD olmak üzere, teknolojide ileri gitmiş ülkelerde, pek çok kuruluş işin özelliğine de uygun olarak kişilerin evde çalışmalarını tercih etmektedir. Böylece bu elemanlar hafta içinde ofiste yapacakları işleri kendi planladıkları çalışma programlarına göre evde yapmakta, ofiste yer kaplamamakta, trafiğe yük getirmemektedir. Ofis dışında çalışabilmenin yararlarını kuruluş ve çalışan açısından aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Kuruluş:
- Haftada 40 saatlik çalışma programının kesin uygulamasını sağlamakta,
- Ofiste yer bakımından tasarruf etmekte,

Çalışan:
- Kendi evinde sıcak ve samimi bir ortamda çalışmakta,
- Trafiğe harcadığı zaman (hele İstanbul trafiğini düşünürsek) kendisine kalmaktadır.

Doğal olarak bugün tüm işlerin bu şekilde yürütülmesi belki olası değildir. Ancak oran gittikçe artmaktadır.

Kurumda Oluşturulacak Güvenlik ve İş Devamlılığı Şemsiyesi Altına Girmek

Gerek kurum içinde gerekse evden Internet'e tek başınıza bağlanmış iseniz sizi dört büyük tehlike beklemektedir.

* Virüs bulaşması
* Gizli dosyalarınızın yabancıların eline geçmesi
* Kurum içindeki sistemi açması veya açık sistemin kullanılması

Bugün düzenli ve ciddi çalışan pek çok kuruluşta oluşturulmuş bir güvenlik politikası bulunmaktadır. Güvenlik politikası ile ilgili prensipler, standartlar, uygulamalar (Guide-Lines) bulunmaktadır.

Böyle bir şemsiye altına girmiş kurum elemanları, güvenlik politikası tam ve ciddi olarak uygulandığında, yukarıda açıkladığımız dört sakıncalı durumdan da kurtulmuş olmaktadırlar.

Kurum içinde İş Devamlılığı (Disaster Recovery) politikası da bulunmaktadır. Bu politika ile kurumda iş devamlılığını engelleyecek durumlar (zelzele, yangın, sel vb...) için gerekli önlemler alındığından siz de bu güvence içine girmiş olacaksınız.

Bir başka konuda hazırladığım yazıda görüşmek üzere...

  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

• 11 yıl önce
bilgileriniz için teşekkürler başarılaarınızın devamını dilerim
• 11 yıl önce
sağolasın kardeş bilgiler için teşekkür ederim

Yukarı Git