Sosyal Medya Felsefesi

Biraz geçmişten başlayalım. Gözlerinizi kapatın önce. Gençlik dönemlerinizi hayal edin. Odalarınızda posterlerini duvarlara astığınız ünlüler vardı. Herkesin ama herkesin mutlaka bağımlılık derecesinde hayran olduğu birileri vardı.

Biraz geçmişten başlayalım. Gözlerinizi kapatın önce. Gençlik dönemlerinizi hayal edin. Odalarınızda posterlerini duvarlara astığınız ünlüler vardı. Herkesin ama herkesin mutlaka bağımlılık derecesinde hayran olduğu birileri vardı. Popçular, oyuncular, sanatçılar.

Şimdi de günümüze dönelim tekrar. Gözlerinizi açın ve odanızda bir bakın etrafınıza; kimlerin posterleri var? Ben söyleyeyim isterseniz. Hiç kimse. Peki onların yerini kim aldı? Tabi ki bizler. Star artık bizleriz.

Birey artık kendisini star olarak görüyor. Artık sosyal medya hayatımıza eşitliği getirdi. Herkes için reel anlamda statü farklılıkları olsa da, sanal anlamda, yani sosyal medyada herkes eşittir. E, neden öyle düşünmesin ki? Sosyal medya insanlara bütün imkanları sağlıyor.



+ Artık içeriği kendileri üretiyorlar. İstedikleri medyayı kendileri yaratıp, kendilerine has bir takipçi sayısına ulaşıyorlar. (video, resim, blog, mikroblog)

+ Kendi markalarını, yani kendilerini pazarlıyorlar. Bir çoğu da bunu başarmış durumda. Bir çok normal kullanıcının bir markadan veya ünlüden daha çok takipçisi olması durumuna sıkça rastlıyoruz.

+ Artık herkes bir eleştirmen. Televizyonda performansını beğenmediği bir sanatçıyı veya bir programı anlık olarak eleştirip tavsiyelerde bulunabiliyor.

+ Markalar ve firmalar kullanıcının sorunlarını anlık olarak hallediyorlar. Geçenlerde TTnet'in bağlantı sorunundan şikayetçi olan bir kullanıcı bunu sert bir şekilde mikroblog'unda paylaştı, dakikalar içerisinde TTnet kendisiyle iletişime geçip sorununu halletti. Bunun gibi birçok örneğe rastlamak mümkün.

Sistem bütün kollarıyla kullanıcı odaklı çalışıyor. Kullanıcının görüşünü herşeyden önemli tutuyor. Kullanıcı gündemi bizzat kendi oluşturduğu bir hashtag ile dahi belirleyebiliyor. Bu durumda sosyal medyanın sakinleri de haklı olarak bir yarış içine giriyorlar. Kendi isimlerini pazarlamaya çalışıyorlar.

Gayet halkın içinden normal bir insanın yazdıklarının, sanata yıllarını vermiş ve kendi kitlesini oluşturmuş ünlülerden daha değerli olduğu bir zamandayız. İnternette bazı karakterler vardır ki biraz marjinal batılı, biraz da cool Amerikanvari takılırlar. Kullanıcılar onların görüşlerine önem veriyor, seviyor, kendilerini bağırlarına basıyorlar.

Bu adamlar, yazıya da ismini veren, sosyal medyanın yarattığı ünlülerdir. Ha bir de normal ünlülerimiz var. TV ünlüsü diye tabir ettiğimiz cinsten. Yıllarca uğraşıp medyada yarattıkları karizmayı iki dakikada sıfıra indiriyorlar. Misal, geçenlerde şahit olduğum; şarkıcı Yaşar'ın (@yasar_gunacgun) kendisine hakaret eden bir kullanıcıya karşı "Küfretme lan it!?" yorumuydu.



Ben şimdi nasıl Yaşar dinleyip de eski sevgilimi hatırlıyıp efkarlanayım? Aklıma sürekli bu tavrı gelecek. Tabiri caizse tüm romantizmin içine edecek.. Yorumu çok konuşuldu, yorumlar yapıldı. Cevabı bazı kesimlere göre gayet normal olabilir. Fakat daha soğuk kanlı bir şekilde olayı çözebilirdi. Çok takipçisi olan kişiler, kriz yönetimlerinde daha profesyonel davranmalıdırlar görüşündeyim.

Velhasıl kelam; bana sorarsanız şartlar mükemmel ve gayet eğlenceli. Elbette bu alanı hakkıyla kullanan, kendini gayet samimi ve hiçbir yapmacıklık olmadan anlatan insanlar var. Bu insanlara zaten sözüm yok. Fakat bazı ünlülerin bizim gibi sıradan insanlardan daha fazla takipçi kazanmak ve kendini pazarlamak için tabiri caizse yapmadıkları şebeklik yok. Orasını burasını açanı mı dersiniz, elde saksı sosyal mesaj vermeye çalışanı mı dersiniz, ne ararsanız var. Eee, yüz kırk karakteri beyniyle dolduramayan bir insanın memeleriyle doldurmaya çalışması gayet doğaldır.

Bir sonraki yazı dizisinde görüşmek üzere...

  • Etiketler;
Okan Mavzer
Tasarım ve sosyal medya hastası. Az konuşur, çok yazar, sağlam projeler üretir. Çok felsefi düşünür. Bunun yanında kısafilm, reklam, klip senaryoları yazar. Anadolu Üniversitesinde yanlışlıkla geldiği bir bölümde okumaya çalışıyor. Kısacası; sıradan biri ama ön sıradan.
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git