Ünlü Bir Karikatürist: Osman Turhan

Kendine has üslubuyla gündemi yorumlayan, karikatür ve illüstrasyonları ile çok konuşulan sanatçı sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Osman Turhan
Osman Turhan

Zaman Gazetesi€™ndeki sıradışı karikatürleriyle tanınan Osman Turhan konuğumuz oldu. Türkiye€™nin en büyük gazetelerinden birinde kendine has üslubuyla gündemi yorumlayan, karikatür ve illüstrasyonları ile çok konuşulan bir sanatçı olarak sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Sizi daha çok Zaman Gazetesi€™ndeki kendinize has bir üslupla gündemi yorumlayan karikatür ve illüstrasyonlarınızdan tanıyoruz. Çizgiyle olan serüveniniz nasıl başladı ve kendi çizginizi nasıl oluşturdunuz? Daha doğrusu, nasıl geldiniz buralara?

Çizgi, hayatımda bir tür oyun olarak başladı. Oyuncakların şimdiki kadar bol olmadığı bir zamanda çocuk olmanın avantajını yaşadım sanıyorum. Kalem ve kağıtla oynamanın bir sonucu oldu çizerlik. Çalışmalarımın belli bir tarza dönüşüp olgunlaşması yıllar aldı. Hala da arayışlarım sürüyor. Siyasi içerikli çizgilerin yanı sıra çocuklar için de illüstrasyonlar hazırlıyorum. Çizgi hikayeler, şiir yorumları, masal ve hikaye illüstrasyonları... Çocukların hayal dünyasına yakın olmak güzel bir duygu.

Gündemi çok başarılı bir şekilde yorumluyorsunuz. Anlatımınız son derece vurucu, esprileriniz çok şaşırtıcı ve zekice. İnsanın içi ne bomba düşüyor gibi. En hassas noktayı yakalıyor ve genel anlamda mesajlar sunuyorsunuz. Bunu başarabilmenizin sırrı nedir? Bir püf noktası var mıdır?

Dünyada ne olup bittiği ile ilgileniyorum her duyarlı insan gibi. Ama günlük yüzeysel haberleri, polemikleri okuduğumu söyleyemem. Gün demi takip edebilmek için bütün haberleri satır satır okumayı sağlıklı bulmuyorum. Abur cubur yemek gibi geliyor bana. Bedenimizin gelişimi için gıdalar konusunda nasıl seçici oluyorsak zihnimizin sağlığı için de o derece dikkatli olmalıyız. İyi çizebilmenin bir çok püf noktası var; okurunu ciddiye almak, eleştirileri dinlemek, ama sanatının doğrularından da şaşmamak gerekiyor. Mükemmel çizdiğini, yazdığını düşünen çizer/yazar inişe geçmiş demektir. Bunun yanında hakaret içeren ve berbat çizdiğinizin ifade edilmesi de €˜kötü çizer€™ olduğunuz anlamına gelmiyor. Bu durumda içimdeki sanat yapma dürtüsüyle okurumun beklen tileri arasında denge kurmaya gayret ediyorum. Sancılı bir süreç oluyor çoğu zaman.

Türkiye€™nin en çok satan gazetelerinden birinde çiziyorsunuz. Gündemi sıkı takip etmenizi gerektiren ve ulaştığı kitle itibariyle de size ciddi sorumluluklar yükleyen bir ortamda çalışmak nasıl?

Günlük yayında çizmek yorucudur, lakin sıkıcı değildir. Her yeni gazete ile heyecanınızı tazelersiniz. Gazete okuru kolay algılanan espirilerden hoşlanır. Günlük tüketilen bir yayın için bu beklentiye hak versem de ben kolaycılıktan yana değilim. İnsanın kapasitesini zorlamayan yazı ya da çizgi onu geliştirmez. En çok satılan gazetenin en çok okunan sayfasında çizmek ağır sorumluluk yüklüyor elbette. Ertesi gün yüzbinlerce insanın karşısına yeni, anlaşılır ve sağlam bir fikirle çıkmak zorunda olduğumu aklımdan çıkarmıyorum.

Çizim anlayışınıza biraz eğilmek istersek, nasıl bir çerçevede çizmeyi tercih ediyorsunuz? Kendinize ait belli başlı kurallarınız var mıdır?

Doğrudan insanları çizip hedef almaktansa kavramlar ve semboller üzerinden eleştirimi gönderiyorum. Bir anlamda kişiyi değil, zihniyetini hicvediyorum. Bu uslubu benimsememin sebebi daha estetik çözüm üretme şansım oluyor. Uluslararası arenada çizgilerim anlamlarını kaybetmiyor. Yıllar sonra da okurunu düşüncelere sevk etmeye devam ediyor çizgiler.

Çizgilerinizin ana temasını oluşturan unsurlar nelerdir? Çalışmalarınıza tematik anlamda bir isim koyabilir misiniz? (Siyasi karikatürler vs. )

Çizgilerimin ana teması insanın zafiyetleridir. Hırsı, düşüncesizliği, kabalığı, canbazlığı, kurnazlığı vs. Nadiren de olsa güzel hasletleri de konu ediyorum. Çizgilerim arasında siyasi karikatür sınıfına dahil olabilecek çalışmalar var, ama genel anlamda baktığınızda €˜siyasi€™ tanımı örtüşmüyor. Bazen şiirsel, bazen sert, kimi zaman da duygusal olabiliyor

Çizimlerinizde kullandığınız teknik ve üsluptan bahsedelim biraz da. Çizimlerinizde ne tür yöntemler kullanıyorsunuz? Dijital çizimle aranız nasıl?

Teknik anlamda pratik çözümler üretmeyi tercih ederim. Yayın akışına ayak uydurmanın ön şartıdır hızlı olmak. Hızlı olurken de kaliteyi elden bırakamazsınız. Bu yüzden zaman zaman fırça mürekkep kullansam da, çoğu zaman dijital ortamda hazırlı yorum çalışmalarımı. Okuruma nasıl bir çağrışım sunabiliyorum buna ba karım. Hangi teknikle çözümlendiğinin önemi yok bence. Önemli olan farklı, şaşırtıcı bir leke kompozisyonuyla sunabilmektir fikrinizi.

Mesela diyelim ki, yarın için bir çizim yetiştirmeniz gerekiyor. Nasıl bir süreç ve ortam sizi bekliyor olurdu?

Her zaman elimin altında bir eskiz defterim mevcuttur. Gördüklerim ve yaşadıklarım karşısında oluşan esprileri not alırım. Bu notları daha sonra yeniden düşünür, iyi bir fikir ise çizerim. Çizme aşaması fikir aşaması kadar sancılı oluyor bende. En iyi ve etkili kompoze etmeliyim konuyu diye onlarca eskiz oluşturuyorum. Beğenene kadar sürüyor bu aşama. Özellikle ilk espri çağrışımlar ortalama herkesin aklına gelebileceği için onları atlarım. Farklı ve iyi olabilmek için beyin cidarlarını zorlamalısınız. Aksi halde tekrara düşme tehlikesi var

Çizimlerinizde çizdikten sonra €œşunu çizmeseydim€, veya çizdikten  sonra €œonu değil, keşke şunu çizseydim€ dediğiniz anlar oldu mu?

Ülkemizde gündem o kadar hızlı akıyor ki, €˜keşke şu konuyu öncelikli ele alsaydım€™ dememek mümkün değil. Fakat gündemi takip etmek gibi gündem oluşturmak da önemlidir. Herkesin €˜a€™ dediği bir ortamda €˜b€™ diyerek önemli ama gündeme geleme yen konuları işlemek gerekir diye düşünüyorum.

Yaptığınız çalışmalardan bahsedelim biraz. Neler çizmek sizi daha çok mutlu ediyor? Kapaklar, illüstrasyonlar, karikatürler? Çalıştığınız başka mecralar?

Çocuklar için yazılmış şiirleri hayal dünyamda renk ve biçime dönüştürerek yorumlamayı pek severim. İnsanın manevi iklimine dair çizimler de huzur veriyor. Siyasi içerikli karikatürler ise daha yorucu oluyor. Fakat toplumsal bir yaraya işaret edebiliyorsam bahtiyar sayarım kendimi.

Çalışmalarını örnek aldığınız sanatçılar oldu mu? Ve bunlar sizi ne ölçüde etkiledi?

Türkiye€™'de çizgi sanatı bazı istisnai isimler dışında hakettiği şekilde temsil edilmiyor. Örnek aldığım değil ama severek takip ettiğim sanatkarlar var elbette. Bunun yanında genç çizerlere örnek almamalarını tavsiye ettiğim çok sayıda karikatürcü var.

Bildiğimiz kadarı ile şiirler de yazıyorsunuz. ޞiir noktasında da iddialı mısınız?

Daha önce bir söyleşide de böyle bir soruyla muhatap oldum. ޞiir yazdığımı söyleyemem ama bir şair donanımında olmaya gayret gösteriyorum. Zihnimde yoğunlaşan şiirsel duygularımı çizgiye dökmeye çalışırım. Yazmak başka ustaların işi. En çok saygı duyduğum edebiyat koludur şiir bu arada.

ޞiir ve resim haricinde uğraşlarınız var mı?

Bazı yayıncı dostlarıma tasarım danışmanlığı kapsamında destek veriyorum. Genç arkadaşlarla söyleşiler yapmaktayız zaman zaman. Çizer adaylarına her fırsatta tecrübe ettiğim ve doğruluğuna inandığım hususları hiç vakit kaybetmeden aktarmaya çalışıyorum.

Türkiye€™de çizim ve illüstrasyo€™nun yeri nedir? Yurtdışı ile kıyaslarsak nasıl bir değerlendirme yapabilirsiniz? Gösterilen ilgi sizce yeterli midir? Bunu belli bir seviyeye ulaştırmak için neler yapılabilir?

Ülkemizde karikatür sanatı bazı mizah dergilerinin düzeysiz çizgi espiri anlayışları yüzünden gelişmemiştir. Hatta bir sanattan ziyade saldırı hakaret aracı olarak algılanmıştır. Maalesef  bu €˜bir kısım€™ mizah dergileri hala sığ anlayışlarını sürdürmektedir. Üstelik genç çizer adaylarına iyi bir model olamamaktadırlar. Türkiye€™de karikatürle ilgilenen yüzlerce insan var olmasına rağmen, tarzı olan ulusal ve uluslararası arenada çizgileri kabul görmüş Türk sanatkar pek azdır. İllüstrasyon konusunda da durum pek iç acıcı değil. Hızlı bir yozlaşma söz konusu üstelik. Birbirine benzeyen, derinliği olmayan, tarzı oturmamış çizgiler giderek çoğalıyor. Tarz ya da uslup kaygısı olmayan bir çok gençle karşılaşmış olmak beni üzmekte. Ama ümidimi kaybetmiş değilim; idealist çizer adayları da yok değil.

Bir karikatüristin kendini geliştirmesinde en önemli unsur sizce nedir? Neler yapmalı, neleri takip etmeli, nelerle hemhal olmalı?

Her duyarlı insan gibi ülkesinde ve dünyada olup bitenler hakkında bir fikri olmalı. Kitaplarla arası iyi olmalı. Sadece kitaplarla değil, arkadaşlarıyla, anne-babasıyla, akrabalarıyla komşularıyla da iyi ilişki kurabilmeli. İş arkadaşlarıyla ya da komşularıyla geçinemeyen insanın, yazarın, çizerin topluma katkısı ne olabilir ki... Okurunun ufkunu açabilecek bir yazar donanımı olmalı, ama yazmamalı mesela. Çizginin gücünü entellektüel birikimle daha etkili kullanmalı. Eli kalem tutar olmak ya da iyi desen çizmek yeterli değildir çizer olabilmek için. Kendisini geliştirmek isteyen kendi kapasitesini zorlasın. Kolaycı olan kendini tekrar eder. Gelişmez.

Gelecek için hedefleriniz neler? Sergiler, albümler, çalışmalar?

Gelecek için hedefim iyi biri olarak anılmak. İyi olmayı başaran, iyi yazar, iyi çizer, iyi baba, iyi doktor, iyi aşçı v.s. olur. Genel manada hedefim bu. Proje anlamında hedeflerimi sorarsanız; sergi düşüncemiz var. Daha önce Rotterdam ve Amsterdam'€™da gerçekleştirdiğimiz €˜Türkofobi€™ başlıklı karikatürleri Avrupa'€™nın farklı ülkelerinde de sergilemeyi düşünüyorum. Yeni bir albüm düşüncem var. Türkiye€™nin önemli bir sorununu konu alan bir kitap olacak kısmetse. Bazı arkadaşlarım şayet beni ikna etmeyi başarırlarsa çizgi-animasyon kulvarına adım atabilirim.

Son olarak Sanalkurs Dergisi okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Teknoloji ile yakından ilgili bir okur kitlesi var sanıyorum derginin. ޞanslılar çünkü geçmiş kuşaklara göre kendilerini geliştirme konusunda avantajlı durumdalar. Topluma pozitif katkı sağlayacak projelere imza atmayı hedeflemelerini dilerim. Mutlaka başarılı olduğunuz bir alan vardır. Bunu keşfetmek de yine size düşmekte. Başarılar.

Teşekkürler...

OSMAN TURHAN kimdir ?

1976 yılının ilkbaharında Mersin€™in Mut ilçesinde doğdu. Çocuk luk yıllarının büyük bir bölümünü köyünde geçirdi. Çelik çomak oynadı. Kendine ağaç kabuklarından oyuncaklar yaptı. Kağıt ve kalemle tanıştığı yıllarda başladı çizgi macerası. İlk ve orta tahsilini vasat bir öğrenci olarak tamamladı. Ders kitaplarının boş sayfalarında, çizgilerle anlattı kendini. 1994€˜te Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'ne girdi. Farklı bir dünya ve farklı insanlar tanıdı. Yerel gazete ve dergilerde çizgileri yayımlandı. 1998 yılında bölümünden birincilikle mezun oldu. Askerliğini yaptığı Gaziantep'€™teki birliğinde €˜Asker ve Anne€™ konulu sergi açtı. Çalışmaları ulusal ve uluslararası platformlarda sergilendi, çeşitli ödüller aldı. Çocuklar için de hikyeler resimleyen, illüstrasyonlar hazırlayan Osman Turhan, çizgiyle çıktığı anlamlı yolculuğuna, Zaman Gazetesi sayfalarında devam ediyor. Ayrıca TRT Haber€™de Lisan-ı Hal isimli 1 dakikalık günü yorumlayan animasyonlarıyla da izleyicilerle buluşuyor. www.osmanturhan.com

Siraceddin El
1999 yılından bu yana web tasarımcı olarak yurt içinde ve yurt dışında sayısız projede yer aldı. 2002 yılında Sanalkurs.net'i kuran ekiptendir. Etkinlik.com.tr'nin de kurucularındandır. Girişimci, tasarımcı ve eğitmen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Yukarı Git