Hem Grafiker, Hem Yazılımcı: Tunç Olçay

Sanalkurs’un gözde uzmanlarından, grafikle yazılımı birleştirerek uluslararası çapta çok farklı işlere imza atan bir isimle karşınızdayız.

Tunç Olçay
Tunç Olçay

Hem grafik tasarım, hem de kodlamaya dair üst düzey deneyime sahip pek az insan vardır. İşte şimdi onlardan biriyle, Sanalkurs’un gözde uzmanlarından, grafikle yazılımı birleştirerek uluslararası çapta çok farklı işlere imza atan bir isimle karşınızdayız.

Öncelikle merhabalar, hoş geldiniz. Eskiden beri bizi takip eden Sanalkurs üyelerinin çoğu sizi derslerinizden tanısa da yeni üye ve okuyucularımız için bir kez daha sizi kısaca tanıyalım, ne dersiniz?

Teşekkür ederim, hoş bulduk. 1970, İzmir doğumluyum. Meslek olarak uzun bir süre müzisyenlik yaptıktan sonra askerlik dönüşünde grafiker olan bir arkadaşımın bana “resim yeteneğin, çizim gücün oldukça iyi, neden bu işi denemiyorsun?” tavsiyesi üzerine grafik hayatıma başladım. O arkadaşımı sevgiyle anıyorum.

Grafikerlikte ilk deneyimim Macintosh ile başladı. Firmada; Freehand ve Illustrator kullanılıyordu. Ağırlıklı olarak plotterda vinil kesim işleri yapılıyordu. Bu süre içerisinde Pc’de CorelDraw ile zorunlu olarak tanıştım ve “sanırım benim kullanabileceğim program bu” diyerek ilk göz ağrılarım Freehand ve Illustrator’u biraz geri planda bıraktım. CorelDraw ve Pc’ye tam geçiş yaptım. Photoshop’da da kendimi ileri seviyelere ***ürmeyi ihmal etmiyordum, vektör çizim ile bir yere kadar tabii ki.

Okuyucularımız sizi özellikle VBA makrolarınız ile tanıyorlar. CorelDraw ve diğer programlar altında VBA kullanma serüveni nasıl başladı?

Yaklaşık olarak 10 sene önce andaç, yani okul yıllığı yapan bir firmadan grafik bölümü başkanlığı için teklif aldım ve değerlendirdim. Firma okul yıllığı üretimi deyince Türkiye’de hatırı sayılır bir noktadaydı ve bu nedenle işler çok yoğundu. Bilirsiniz andaç üretimi sıkıntılı bir iştir, süreç ağır ilerler, yani yapım, materyal toplama vs. aşamaları oldukça sıkıntılıdır. Bu sektörde çalışacak elemanların biraz daha üst seviye ve kalifiye olması gerekiyor, tabii İzmir’de bu nitelikte elemanları bulmak zaman zaman zor olabiliyor.

Zaman içerisinde işlerin yavaş gitmesine paralel olarak aklıma bu rutin işlerin kodlarla yapılıp yapılamayacağı sorusu takıldı. Önceki senelerdeki deneyimlerimde CorelScript kullanmış olmamın sonucunda CorelDraw alt yapısında VBA denen sistemin iyice oturmuş olduğunu gördüm. Açıkçası iyi derece Visual Basic bilgim vardı ve VBA sisteminin altyapısının tamamen Visual Basic kodlarından meydana geldiğini de görmüştüm.

Garip ama çok güzel bir rastlantı sonucu, CorelDraw’a; “Calendar Wizard”, “File Converter” modüllerini her sürümde veren Alexander Vakulenko ile tanıştık. “File Converter” modülünde EPS çevirme bölümündeki önemli bir hatayı bulup düzeltmiş, kendisine de nacizane bu hatayı bulup düzelttiğimi belirten bir e-mail yollamıştım. Kendisi de bana oberonplace.com (en iyi CorelDraw VBA kaynağı/ingilizce) sitesinden, hatta yetmezse e-mailden özel olarak yazmamı, her konuda yardımcı olacağını söyleyip, memnuniyetini dile getirmişti. Olaylar ardışık ve güzel olarak böyle başladı, biraz kodlara gömülüp, biraz Alex’den yardım alarak CorelDraw altında VBA kullanımı yolunda önemli adımlar attım.

O sene sanırım 44 tane okul yıllığını zamanında ve hatasız olarak teslim etmiştik. Tüm sayfalar VBA kodlarımızla oluşturulmuştu, üstüne üstlük montajları da yazdığım montaj programı ile bitirmiştim.

Tek tek el ile yapılacak rutin işler böylelikle otomasyona bağlanıyor ve büyük kolaylık, artı müthiş bir zaman kazanımı. Adobe programlarındaki Action ile karşılaştırabilir miyiz?

Tabii ki özellikle Photoshop’taki Action kullanımı da bir çok rutin işi hızlıca bitirmemizi sağlıyor ama buradaki fark bayağı belirgin, CorelDraw VBA kullanımında en ince ayrıntısına kadar tıpkı PC başında bir grafiker varmış gibi daha detaylı ve zor işleri de yaptırabiliyorsunuz. Her şey kodlar ile bitiyor.

Tabii ki iyi kod bilgisi ve deneyimi de gerekiyor.

Elbette ama bir şeyi net ifade edeyim; üst düzey algoritmaya gerek duymuyorsunuz VBA kullanımında. Temel döngü, koşul vs. alıştırmalarla iyi noktalara gelmeniz olası.

CorelDraw kullanan herkes isterse iyi biçimde kullanabilir diyorsunuz VBA’yı?

Evet, kesinlikle ama illaki de  zaman ayırmalısınız, sevmelisiniz. Bir de, “bu işi nasıl hızlı ve hatasız yapabilirim?” sorusunu sık sık kendinize sormalısınız.

Okul yıllığı yapımında rutin işler dediniz; yani foto yerleştirme, yazı yerleştirme, sayfa numarası vermek vb. işler. Peki daha ileri düzey neler yapıyorsunuz VBA ile?

Yaşadığım olaylardan birkaç örnek vereyim. İlkinde bir reprodüksiyon firmasında çalışan arkadaşlardan biri açmış olduğu insert dosyasındaki yaklaşık 200’e yakın resmi RGB modundan CMYK’ya, buna ek olarak film çıkışta bir zamanlar CorelDraw’da sorun olan lensleri BMP’ye çevirmek için tek tek uğraşıyordu ve tahmin ediyorum bu işlem iyi olasılıkla 1-2 saatini alacaktı.

Bana 1-2 dakika izin vermesini, bu ve ilerde buna benzer işleri için ona iyi bir yardımda bulunacağımı söyleyip VBA’yı açtım, birkaç satır kod yazıp kodu çalıştırdım ve yaklaşık 15 saniye sonra tüm RGB’ler CMYK, tüm lens efektleri de transparet 300 dpi BMP olmuştu bile. Zaman kazanımını düşünebiliyor musunuz?

İkinci örnekte ise, bilinen büyük bir firma 10.000 ürün için ayrı ayrı barkod istiyordu. Tabii etiketlerde foto gibi ek tasarım materyallerinin de yerleştirilmesi gerekiyordu. VBA kodları sayesinde CorelDraw içindeki Barkod programını otomatik olarak çalıştırıp 10.000 barkodu eksiksiz olarak, vektör formatta etiketler içine yerleştirip hızlıca teslim ettik.

Teknik katalog yapımında da sıkça kullandığınızdan bahsetmiştiniz.

Evet, özellikle çok sıkıntılı başka bir iş olan teknik katalog yapımında da verileri text, Excel ve benzeri datalardan alarak teknik katalogları hızlıca hayata geçirebiliyoruz. En son Caliper üreticisi bir firmaya 750 tablodan oluşan yaklaşık olarak 300 sayfalık bir katalog yaptık. Şöyle de söyleyeyim: Yaklaşık 2.000 fotoğraf her tabloda bir adetten 25 adede kadar montajlanıp takım haline getiriliyor ve her ürünün fotoğrafı dışında on küsur teknik yazı bilgisi var. VBA kullanmadan yapmak birkaç grafiker ile rahat 1-2 ayınızı alabilir. Ben sadece fotoğraflarda path desteği alarak 3 haftada 300 sayfa tutan bu katalogları yapabiliyorum.

İşte VBA’nın gücü burda. Hız + zaman + nerdeyse sıfır hata. Bununla ilgili bir videom da Sanalkurs’ta yayında, dileyenler siteden “hızlı katalog” yazarak videoyu izleyebilirler. Link: http://sanalkurs.net/cok-hizli-bir-sekilde-katalog-yapmak-hizli-katalog-8254.html

VBA kullanımının yaygınlık durumu nedir?

Türkiye’de çok düşük oranda ne yazık ki. Zaten en büyük çabam bu olayın Türkiye’de olabildiğince yaygınlaşması ve buna bağlı olarak zaman ve para kaybının önlenmesi. Rakam vermek gerekirse de ileri düzey makro yazan kişilerin ülkemizdeki sayısının iki elin parmaklarını geçmeyeceğini düşünüyorum. Zaten dünya genelinde de çok çok fazla değil, tahminim 200-300 kişi var ya da yok. Rusya, Hindistan gibi ülkelerde kullanım oranı çok fazla ve gerçekten de çok iyi işler çıkarıyorlar.

İnternette bedava dağıtılan makrolar var ama çoğu ücretli sanırım.

Evet, ileri düzey kod yazanlar bu işten kazanç da bekliyorlar haklı olarak.

Sizin yayınladığınız ne tür makrolarınız var?

Sanalkurs.net Programlar bölümünde; Pdf Converter, Version Converter, Otomatik Çerçeve Yapıcı gibi makrolarımı yayınlamıştık. Bunun yanında uzun yıllardan beri baskı öncesi hazırlık adına yazdığım bir çok makro da internet üzerinde dolaşıyor. Tümü de ücretsiz.

Bu yazıyı okuduktan sonra bu işle iyice ilgilenmeye niyetli okurlarımıza önerileriniz nelerdir?

Öncelikle Sanalkurs.net’teki online CorelDraw VBA derslerini profil sayfamdan (www.sanalkurs.net/tunc-olcay) ilk dersten başlayarak sabırla okuyup denemeler yapmalarını öneririm. Derslerdeki video desteğini de göz ardı etmesinler. Birkaç deneme sonrası belirli bir seviyeye gelebilirler; ki bu arada Visual Basic programını da örnek kitaplarla biraz araştırsınlar.

Önemli bir nokta da şu ki, Türkiye’de ciddi anlamda CorelDraw VBA dersi sadece Sanalkurs.net sitemizde bulunuyor. Yabancı dil bilenler için kaynak pek sorun olmasa da kısıtlı derecede yabancı dil bilen arkadaşlarımız sitemizden kolaylıkla yararlanabilirler.

Grafik ve web öğretmenliği yaptığınızı biliyoruz. VBA ile ilgili ders de veriyor musunuz?

Ne yazık ki sıkıntı şu: Çoğu grafiker ve iş veren, bu programın gücünün henüz farkına varamamış durumda. Yurtdışı dönüşümde yani birkaç yıl önce bir kurs açmayı denedik, ama katılım oranı hiçbir zaman beklenen seviyeye gelemediği için iptal etmek zorunda kaldık. Yurtdışında özellikle işverenler bunun farkında ve bu konuda yetişmiş elemanlar çalıştırıyorlar. Dünyanın diğer ucundan bile bize ulaşabiliyorlar.

Konu tam yerine gelmişken sorayım. Yurtdışı maceranız da bununla ilgili idi değil mi? Hangi ülkeye gitmiştiniz?

2009 krizinden sonra ortaklığımı bitirip yeni projeler üzerinde düşünüyorken bir gün posta kutumda ilginç bir mail gördüm. Peru’da seri etiket üretimi yapan bir firma kendileri ile çalışma durumumun olup olmadığını soruyordu. İnternet üzerindeki videolarımı görüp bu işle uğraşan diğer Amerikalı arkadaşımdan hakkımda referans ve bilgi almışlar. Her türlü iletişim bilgileri de ekte idi. Sonuçta kendileri ile bağlantı kurdum ve koşulları konuştuk, anlaştık. 2009 Aralık ayında öncelikle firmanın yan ofisi bulunan Paraguay’a Peru vize sorunundan dolayı geçtim. (Güney Amerika’da Hollanda ve Fransız sömürgeleri dışında vize gerektiren tek yer Peru) Oradan ikinci ofis olan Bolivya St. Cruz’a, ordan da 3. ofislerinin bulunduğu Arjantin Posada’ya geçerek firmaya gelen binlerce veriyi etikete çevirecek VBA otomasyonunu kurdum.

Ne kadar sürdü?

Yaklaşık 4 ay kaldım bu ülkelerde. İşimi tamamen bitirip sistemi teslim ettiğimde benimle sürekli çalışmak istediklerini dile getirdiler. Çok mükemmel insanlardı. Ben de birkaç ay Türkiye’ye dönmek istediğimi, ailemi özlediğimi söyleyip izin istedim, niyetim gerçekten de Türkiye’de birkaç ay geçirip eşimi de alıp o güzel yerlere dönmekti. Döndüm, planladığımız üzere yaz sonuna doğru Güney Amerika’ya gitmek üzere hazırlanırken eşimden güzel haberi aldım ve Türkiye’de kalmaya karar verdik. Bir kızımız oldu ve açıkçası mesafe çok uzak olduğu için o koşullarda öyle bir risk alamadık. Bir anda gidip dönebileceğiniz bir yer değil malumunuz.

Oralarda başınızdan geçen ilginç bir olay var mı?

Tabii ki, olmaz mı? Hem ne olay. Arada bir fiesta gibi kutlamaları vardı, 3-4 günlük boşluk oluşmuştu. Şili’ye gitmeyi çok istiyordum. Bilirsiniz belki, Şili Santiago’da Atatürk heykeli var, sırf o yüzden. Ve o yıl Şili’de büyük bir deprem olmuştu, Karaoke yarışmasına katılmak daha cazip geldiği için Asuncion’da kalıp Şili’ye gitmekten son anda vazgeçmiştim. Tam olarak Santiago’dan önce gidip konaklamayı düşündüğüm yerde deprem oldu.

Şansınız varmış.

Tanrı’ya şükürler olsun.

Tekrar gitmeye niyet var mı yeniden peki?

İlişkilerimiz ve kontağımız hiç kopmadı. Nasip diyorum. Kızım biraz daha büyüyünce düşünüyorum tabii ki. Çok gelişmişlik olarak bilemem ama, gerçekten de sosyal ve doğal güzellik olarak tam bir cennet diyebilirim.

Biraz konu dışına çıkalım, özel hayatınızda grafik dışında neler yapıyorsunuz, hobileriniz var mı?

Ailem ile zaman geçirmek en büyük tutkum. Bunun dışında müzikten koptuğumu da pek söyleyemem, karaoke ve bazı ekstra işlere de olabildiğince sık gidip müzik konusunda da formda kalmaya çalışıyorum. Diğer bir tutkum ise motorsiklet. Super Sport Racing motorlara karşı çok büyük bir ilgim var. Motor kulübü buluşmalarını kaçırmamaya çalışıyorum.

Peki hocam, son olarak söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Bana böyle keyifli bir röportaj olanağı sunduğunuz için size ve Sanalkurs.net ailesine çok teşekkür ediyorum. Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Biz de teşekkür ederiz zaman ayırdığınız için.

Siraceddin El
1999 yılından bu yana web tasarımcı olarak yurt içinde ve yurt dışında sayısız projede yer aldı. 2002 yılında Sanalkurs.net'i kuran ekiptendir. Etkinlik.com.tr'nin de kurucularındandır. Girişimci, tasarımcı ve eğitmen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Yukarı Git