Bir Yazılım Geliştirme Uzmanı: Daron Yöndem

Bu sayımızda (Bkz. Sanalkurs E-Dergi Sayı: 6) .NET platformunda çalışmaları ve başarılarıyla ismini duyurmuş olan Daron Yöndem'le konuştuk.

Daron Yöndem
Daron Yöndem

Bu sayımızda (Bkz. Sanalkurs E-Dergi Sayı: 6) .NET platformunda çalışmaları ve başarılarıyla ismini duyurmuş olan, özellikle üniversitelerdeki seminerleri ile tanıdığımız Daron YÖNDEM'€™le konuştuk.

Daron Yöndem'€™i ilk kez üniversitede yapmış olduğu Silver Light ve .NET Framework 3.5 platformları hakkındaki semineriyle tanıdım. Sonrasında da çalışma ve seminerlerini sürekli takip ettiğim ve örnek aldığım biri haline geldi. ޞimdi de kendisiyle faaliyetlerinden çalışmalarına ve web tabanlı yazılım sistemlerinin geliştirilmesine dair birçok konuda beğeneceğinizi umduğumuz güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

-Sizi tanımayan ve daha detaylı tanımak İsteyen arkadaşlarımız için biraz kendinizden bahseder misiniz? Kimdir Daron Yöndem?

Daron Yöndem özünde bir yazılımcıdır. Bir yazılımcının en önemli özelliği paylaşıma verdiği değer olmalıdır, diye düşündüğüm için ben de paylaşıma büyük önem veriyorum. Bu önemi paylaşıma ayırdığım zaman ve emek ile yansıtmaya çalışıyorum. Daha somut tanımlara geçmemiz gerekirse, Türkiye'€™de .NET çerçevesinde bilgi paylaşımı konusunda en geniş alana hitap eden dernek olan INETA'€˜nın Türkiye Başkanlığı görevini yürütüyorum, MVP unvanına sahibim. Dahasını anlatmayarak okuyucularınızın benimle tanışmaları için bir neden bırakalım.

-Peki, bilgisayar ve yazılım dünyasına girişinizi anlatabilir misiniz? Nasıl girdiniz bu dünyaya?

Sanırım adı PW'€™ydi. Bir kelime işlemcisi. İlk kullandığım programdı. 3 yaşında babamın bilgisayarının başında PW'€™de Türkçe yazmayı bilmeden annesine mektup yazan tek bebeğim sanırım. Lotus vardı o aralar, araba yarışı. Nasıl hatırladığımı hala anlayamıyorum. Üç yaşında PC başında fotoğrafımla o zamanların IBM User dergisine çıkmışım. Tabi bunlann hepsi benim bilinçli olmayan yaşlanmda gelişmiş. İçime işlemişler herhalde. Yazılım dünyasına girişim ise kapağını beğendiğim bir QBasic kitabı ile oldu. Kapağında oyunlardan kareler vardı. '€œBen bu oyunları yapmalıyım'€ diyerek kitabı satın almıştım. Tabi kitap bittiğinde yapamadım ama, yazılım dünyasına bulaşmam için yeterli oldu. İlk oyunumu ancak Orta 2′de yazdım QBasic ile.

-Sertifikalarınız ve MVP statünüz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sertifikalarım benim ilgi alanlarımı gösteren mini bir haritadır. Ne yazık ki tüm ilgi alanlarıma hitap eden sertifikasyonlar yok. Örneğin Silverlight sertifikasyonlarını ve Expression ailesine ait sınavları heyecanla bekliyorum. Sertifikanın anlamı ve önemine burada pek girmeyelim, saatler sürebilir. MVP kısmı gerçekten heyecan verici. Microsoft'€™un sektörde paylaşıma önem veren uzmanlarına yıllık bazda '€œteşekkür'€ etmesi anlamına gelen bir ünvandır MVP'€™lik ünvanı. 2008 yılı için bu ünvanı ASP.NET alanında almış olmak tabi ki muhteşem bir şey. Sanırım '€œhayrına'€ çalışmalar yapanların en çok beslendiği sey'€teşekkür'€dür.

-Kendi kurmuş olduğunuz şirkete giden yol boyunca kişisel gelişiminizi nasıl özetlersiniz?

ޞirket kurmuş olmak bana muhteşem bir deneyim kazandırdı. Genç yaşta şirket kurmayı herkese tavsiye ediyorum. Daha cesur hareketlerde bulunma şansınız oluyor. 30-35 yaşlannda evlenip çoluk çocuğa karışınca bu cesareti göstermek çok daha zor. Kişisel gelişim anlamında sürekli daha fazlasını öğrenmenin peşinde koşan bir adam olmuşumdur, şirketimi de bu amaçla kullandım. ޞirket benim için bir kar aracı değil, deneyim kazanma aracıydı. Doğru kullandığımı düşünüyorum, benim yaşımdaki yazılım geliştiricilerin sektörde ellerine verilmeyen bir sürü profile bürünmek zorunda kaldım. Çok faydalı bir kumar oyunu diyebiliriz aslında buna.

-Microsoft kodlama sistemleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Visual Studio, Silverlight ve .NET teknolojilerini içeren?

.NET, yazılım sektörünün çehresini değiştirdi.Microsoft, Windows işletim sistemi ile dünyanın çehresini değiştirdi. Bugün öyle veya böyle herkesin evinde bir bilgisayar varsa bunu Microsoft'€™a borçluyuz. .NET ile aynı evrim yazılım geliştirme dünyasında yaşandı, muhteşem bir platform söz konusu. Maalesef bunu hissedebilmek için yazılımcı olmak lazım, örneğin WindowsVista bir son kullanıcı için nasıl bir kat heyecan verici ise bir yazılımcı için on kat heyecan vericidir. Arka planda neler dönüyor bir bilseniz'€¦

Silverlight ve WPF, yazılım geliştirme dünyasında önümüzdeki bir yıllık sürede pek çok şeyi değiştirecek. Aslında geç bile kalındı, özellikle ülkemizde. Ama önümüzdeki sene çok heyecan verici olacak.

-Programlama konusunda bilgisi olmayıp kendilerini bu yönde geliştirmek için uğraşan arkadaşların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

En  önemlisi, '€œvazgeçmemek'€ olabilir. Etrafımda çok genç görüyorum, '€œerken'€ pes ediyorlar. Bu bir azim işi, gecelerce gözler kan içinde sabahlama işi bu. Kafein ve glikoz bombardımanı türü bir beslenme ile her ay en az 10 gece sabahlıyorum. Sabaha kadar uyuyorum sananlar aldanırlar. Ayrıca bu iş '€œpara'€ için yapılacak bir iş değil. Yazılım geliştirme ancak bu işi seviyorsanız yapabileceğiniz bir iş. Eğer tüm bunları kabul ediyorsanız hemen kendinize bir proje belirleyin ve onu gerçekleştirebilmek için ne gerekiyorsa öğrenin ve kodlayın. Pes  etmeyin, uğraşın. Kimseye vahiy inmiyor!

-Günümüzde kodlama open source (ücretsiz) ve software (ücretli) olmak üzere iki platform etrafında dönüyor. Yapmış olduğunuz geliştirme projelerinizden bahsedebilir misiniz?

İlk olarak genel anlamda yapılan bir hatadan bahsedelim. Aslında aynı hata sizin sorunuzda da var. Open Source açık kaynaklı yazılım demek. Kaynağın açık olması yazılımın ücretsiz olduğu anlamına gelmez. Yurt dışında çok fazla proje var; kodları açık, fakat ticari amaçlı kullanmak istediğinizde lisansını satan almanız gerekiyor. Tabi, Türkiye'€™de bizim hala '€œlisans'€ satın alma kültürümüz yerleşmediği için kaynağı açık olan her kodu her şekilde kullanabiliriz zannediyoruz. Oysa bazı açık kaynak kodlu projeler var ki, lisanslarını incelerseniz kodu sadece inceleme hakkına sahipsiniz, değiştirme hakkınız bile yok. Genel anlamda ben açık kaynak kodlu projeleri tabi ki destekliyorum. Bu da aslında bir tür paylaşım demektir.  Fakat, örneğin kendi kullandığım işletim sisteminin kodunun yan komşumda olmasını da istemem. Neden mi? İşletim sisteminin açıklarını daha rahat bulabilir, böylece benim sistemime daha rahat girebilir. Bunu aslında şöyle örnekleyebiliriz: Evinize hırsız alarm sistemi kuruyorsunuz, sonra planını da kapıya asıyorsunuz. Buna '€œcahil cesareti'€ denir. Bence hiç gerek yok. Kimin bu plana sahip olup olamayacağını doğru belirlemek gerek. Örneğin Microsoft bu işi çok doğru yapıyor, askeriyemizde Vista'€™nın kaynak kodları var.

Ben kişisel olarak yürüttüğüm tüm projeleri açık kaynak kodları ile paylaşıyorum. Fakat şirket tarafındaki ticari projelerin kaynak kodlarını müşterilerimiz dışında kimseyle paylaşmıyoruz.

-Genel olarak ele alırsak, sizce Türkiye'€™de kod yazan yazılımcı arkadaşlara gerektiği kadar değer veriliyor mu?

Bu soruya bir röportajda daha cevap vermiştim. Çok net hatırlıyorum, çünkü verdiğim cevaba şaşırmışlardı. Bence yazılımcılara gereğinden fazla değer veriliyor. Yazılımcıya verilen değer dediğiniz sonuçta maaşıdır. Bizler maalesef uçuk kaçık maaşlar peşindeyiz millet olarak. Bir de kötü huyumuz var; maaşlarımızla ilgili yalan söylüyoruz. Bu da durumu daha kötüye itiyor. Herkes ilginç bir şekilde gerçek maaşını söylemekten utanıyor. Yalandan bir maaş dünyası yaratmış içinde yaşıyoruz. Diğer yandan her şeyi bir kenara bırakın, yazılımcılar olarak maaşımızı veya daha fazlasını hak etmek için konuşmaktan başka bir şey de yapmıyoruz. Örnek verelim; bugün WPF teknolojisi yayınlanalı yaklaşık 18 ay oluyor ve Türkiye'€™de hala adam akıllı WPF projesi yok. Bunun nedeni kim? Yurt dışında bir sürü proje yapılırken bizde niye yok? Onlarca, yüzlerce eğitim ve seminer verdim. Hepsinde de gördüğüm tek bir şey var. Yazılımcılığı bir defa öğrenilip ömür boyu yapılacakbir iş gibi görüyoruz. Bugün yazılımcı olan kişi eğer yeni bir şey öğrenmezse bir yazılımcı olarak ömrü en fazla bir yıldır. Daha geçenlerde genç bir kardeşimin mail imzasında '€œYazılım Mühendisi'€ ibaresini gördüm. Bulutlardan inelim, ayağımız yere bassın biraz. Anlayacağınız biraz dertliyim bu konuda.

-Katılmış olduğum seminerlerinizde eğitim konularınız genellikle Silverlight ve WPF hakkındaydı. Seminerleriniz ve anlatımlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz biraz? Seminerleri ve yapmış olduğunuz çalışmaları takip eden arkadaşlarımız için planlarınızdan bahsedebilir misiniz ?

Doğrudur, genelde WPF ve Silverlight konularında anlatımlar yapıyorum. Ama bunun haricinde çoğu yerde araya UNO, AJAX gibi konuları da sıkıştırıyorum. İnsanlara bilmedikleri şeyleri anlatmak istiyorum. Bunların dışında her şeyi biliyor muyuz? Tabi ki hayır. Fakat konunun bir de şu kısmı var; seminerlere ayırabileceğimiz süreler hesaplı. Bu hesaplı sürede sektörde zaten diğer eğitmen dostlarımın anlatabileceği, deneyimli oldukları konuları tekrar etmek istemiyorum. Son dönemde WPF ve Silverlight konusunda Türkiye'€™de bir kaynak sıkıntısı var, o nedenle özellikle o konulara değinmeyi uygun gördüm. Silverlight ise benim kişisel aşkım zaten.

Planlara gelince, yazdöneminde biraz sakinleşme oldu. Bu sakinliği biraz bozacağız, fakat esas planlar kış dönemine yönelik, önümüzdeki yıl bir aksaklık olmaz ise muhteşem aktivitelerimiz olacak. Daha fazla detay vermeyeyim, söz vermiş gibi olmak istemem.

-Flash ve Silverlight teknolojilerini rakip olarak görürsek, Silverlight'€™m Flash karşısındaki genel pozisyonunu ve gelişen Web 3.0 uygulamalarında nasıl bir yere sahip olacağı konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Silverlight ile Flash aslında rakip değiller. Her ikisinin de farklı yerleri var. Biz yazılımcılar zaten uzun süredir klasik Windows uygulamalarını olabildiğince ASP.NET web uygulamalarına çevirmeye çalışıyoruz. Sürekli Intranet uygulamaları üzerinden gidiyoruz. Bunun bir çok nedeni var: Merkezi yönetim ve güncelleme, daha esnek arayüz tasarımı vs. Tüm bunların üzerine Silverlight geldiğinde ortaya muhteşem bir manzara çıkıyor. .NET developer'€™ın neredeyse ek bir şey öğrenmeden Windows ortamından Web ortamına geçmesini sağlayabiliyoruz. Eskiye kıyasla DHTML, JavaScript gibi ek dillere gerek kalmadan çok daha hızlı bir geçiş sağlanabiliyor. Yakın gelecekte kullandığımız Windows uygulamalarının yerini web bazlı Silverlight uygulamaları alacak. Herhangi birbilgisayardan internet tarayıcınızı açıp kendi dosyalarını Silverlight ortamında hazırlanmış bir Word ile düzenleyebileceksiniz veya sunumunuzu Silverlight bazlı bir Powerpoint üzerinden doğrudan internet tarayıcısında değiştirebileceksiniz. Bunların hepsi kısmen bugün yapılabiliyor fakat DHTML ve JavaScript'€™in sınırları nedeniyle sıkıntılar yaşanıyor. Silverlight bu bağlamda biz yazılımcılar için tam bir özgürlük anlamına geliyor.

-Gelişen bilişim ve İnternet ağında yer aldığınız projelerden bahsetmiştiniz. Çok yoğun bir çalışma ortamınız var ve kurmuş olduğunuz bir şirketi yönetiyorsunuz . Peki bir programcı olarak sosyal hayatınız, bilgisayar başında olmadığınız zamanlarda nasıl ilerliyor?

Sosyal hayatım müşteri toplantıları ve seminerlerle çevrili diyebilirim. Aslında belki de bir anlamda sosyallik ihtiyacımı bu şekilde karşılıyor. Bir psikologa danışmak lazım bu durumu. Kitap okumak sosyallikten sayılmadığına göre geriye tiyatro ve sinema kalıyor.  Tabi bir de seminer ve eğitim sonrası, arası aktiviteleri var. Genelde hem eğitim hem seminer katılımcıları ile süper yemekler yiyoruz.  Hepsi benim dostlarım, çok iyi zaman geçiriyorum. Nadiren ayda veya iki ayda bir de eski dostlarımla görüşürüm. Zaten herkes bir iş temposu içinde, çok kolay olmuyor uygun günleri uyuşturmak.

-Pusula Yayıncılık tarafından basılmış ASP.NET hakkında bir kitabınızın olduğunuzu biliyoruz. Kitabınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca önümüzdeki zamanlarda tekrar raflarda kitaplarınızı görecek miyiz, baskıya hazır çalışmalarınız var mı?

ASP.NET Ajax ve sonrasında da yenilenmiş şekliyle ASP.NET 3.5 AJAX adlı iki kitabım var. Kitap yazmak çok zevkli ve ülkemizde çok gerekli olan bir konu. Maalesef teknik kitap yazmak Türkiye'€™de gelirinin yetersizliği nedeniyle profesyonel bir meslek olarak yapılamıyor. Bir kitabı yazmak en az tam zamanlı üç ayınızı alır ve kazandığınız para 3000 YTL'€™yi geçmez. Eğer yazdığınız kitabın konusunda uzman iseniz zaten bu miktarın çok daha üstünü kazanmanız olasıdır. O nedenle kitap yazmayı ben Türkiye'€™de bir '€œhayır işi'€ olarak nitelendiriyorum. Diğer yandan sadece '€œyazdım'€ demek için yazılan kitaplar da yok değil. Neden Türkiye'€™de bir teknik kitap eleştirmenimiz yok? Bu da apayrı bir röportaj konusu olabilir.

Evet, Önümüzdeki dönemde bir Silverlight kitabı kesinlikle olacak. Sonrasında aklımda bir sürü konu var. Seminer konusu seçerken de yaptığım gibi olabildiğince uzman sayısının az olduğu konuları tercih edeceğim. Aynı konuda onlarca kitap sahibi olma lüksüne sahip değiliz, daha Türkiye'€™de o kadar kitap satılmıyor. Keşke daha çok satılsa da yazar seçimi yapabilecek lüksümüz olsa.

-Blog'€˜unuz içinde araştırma yaparken gerçekten önem verdiğiniz '€œSoru Sorma Merkezi'€ gözümüze takıldı. O bölümden bahsedebilir misiniz biraz?

Soru Sorma Merkezi benim için çok önemli bir proje. Mail ile bana onlarca soru geliyordu. Bir süre sonra aynı sorular gelmeye başladı. Ben de sorularla cevaplan bir yerde biriktirip paylaşma ihtiyacı hissettim. Ortaya Soru Sorma Merkezi çıktı. ޞu anda çok güzel bir şekilde işliyor. Uzun vadede neler olur bilemiyorum ama amacım bu ortamı gerçekten soruların güzel cevaplarla süslendiği bir yer olarak muhafaza etmek. Sistemin uzun vadeli stratejisi konusunda emin olun daha kesin kararlar vermiş değilim, takat şu anki hali bile amacına hizmet ediyor.

-Php ve Asp platformunda çalışan Ajax teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

ASP.NET 3.5 AJAX adlı kitabımı özünde hem PHP, hem de ASP kullananlann incelemesini tavsiye ederim. Kitabın ilk yarısı ASP.NET'€™ten bağımsız olarak AJAX'€™tan bahsediyor. Bu bölümlerde bahsedilenler rahatlıkla PHP veya ASP ile beraber de kullanılabilir.

-Son olarak bize zaman ayırdığınız için Sanalkurs adına size teşekkür ederken klasik bir soruyla sohbetimize nokta koymak istiyorum: Sizi takip eden ve programlama konusunda çalışmalarda bulunan arkadaşlara neler önerirsiniz?

İlk tavsiyem '€œbeni takip etmeye devam edin'€, : ) İkincisi ise azimli olun, hedefinizi belirleyin ve İlerleyin, ama ilerlerken hedefinizi tekrar değerlendirip gerektiğinde değiştirmeyi de sakın unutmayın.

-Teşekkürler.

M. Çağdaş Saygılı
Hakkında bilgi en kısa sürede eklenecektir.

Yukarı Git