Bilişimci Bir Akademisyen: Arzu Baloğlu

"Sosyal Medya Madenciliği" kitabıyla isminden söz ettiren Yrd. Doç. Dr. Arzu Baloğlu ile sosyal medyanın etkisi ve kitabı üzerine bir söyleşi yaptık.

Arzu Baloğlu
Arzu Baloğlu

"Sosyal Medya Madenciliği" kitabıyla isminden söz ettiren Yrd. Doç. Dr. Arzu Baloğlu ile sosyal medyanın etkisi ve kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bizlere kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Mühendislik eğitimi aldım, sonra da informatik üzerinde iş ve akademik kariyerime devam ettim. Hala hem sanayide, hem de akademik dünyada, özellikle bilişim sektöründeki çalışmalarım devam ediyor. Beş kitabım yayınlandı. Onlarca ulusal ve uluslararası konferans konuşmacılığı, modaratörlüğü, oturum başkanlığı ve organizasyon komitelerinde bulundum. Hala Tübitak hakemlik, izleyicilik, mentorluk, iş rehberliği ve değerlendiricilik rollerim de devam etmektedir.

2000 yılı sonrasında ve günümüzde sosyal ağların hayatımıza etkisini siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kere hayatımızda çok etkili. Öncelikle duygusal bir toplum olarak paylaşılan her dram haline gelmiş vaka çoğalarak daha büyük gruplara da gidiyor. Böylece örneğin tek bir kişinin gönderdiği bir vaka birdenbire bazen aşırı derecede büyüyebiliyor. Bunun yanında gerçekleşen olayları en hızlı buradan öğrenme platformu olmuş durumda. Hatta buna video ve resim desteğiyle neredeyse naklen yayın haline dönüştü bile diyebiliriz. Paylaşımlar da artınca gelişen olayların yönü aniden değişebiliyor.

Aslında bu konu daha ziyade bireyin sosyal medyayı neden kullandığıyla ilgili bir mesele. Haber kanalı mı, iletişim mi, sosyalleşme yoksa arayış mı?

Açıkcası, İstanbul’da yaşayan bir fotoğrafçının Instagram'da paylaştığı resmiyle dünyanın başka ucunda yaşayan fotoğraf severin ilgilenmesi ve onunla iletişime geçme imkanı başka nasıl mümkün olabilirdi?
Veya tam uzmanlık alanınızda olan bir konuyla Linkedin vasıtasıyla ilgilenip, mesaj gönderen ve ortaklık teklif eden bir iş adamı ile nasıl tanışma imkanı bulabilirdiniz?

Evet, belki bulunabilirdi ama bu kadar hızlı gerçekleşmezdi. Ama öte yandan çok fazla verinin olması ve gittikçe büyümesiyle ilgili güvenlik ve gizlilik gibi sorunlar da beraberinde geliyor.

Sosyal Medya günlük hayatın neredeyse tam ortasında bir haber kaynağı olmuş durumda. Eskiden eğlenceydi, oyundu, izini kaybettiğin eski arkadaşlara ulaşmaydı. Ama şimdi anlık olayları takip etmek, gündemi kaçırmamak için en çok kullanılan teknoloji oldu denilebilir. Hatta yediden yetmişe kullanılıyor ve neredeyse tutku durumunda insanlar günlerinin çoğunu bu ortamlarda geçiriyorlar.

Halkın yoğun kullanımı ve üretilen paylaşımlarla bağlı olduğu ağdaki diğerleri de anında olayları haber alıyor. Böylece gerekirse düşünme veya müdahale aşamasına geçiliyor.

Ülkemiz sosyal medya alanında sizce hangi seviyede?

Seviye değil de kullanım olarak her internet kullanıcısının sosyal medya ile ilişkisi olduğu varsayılırsa, 30-40 milyon olduğunu düşünüyorum. Yani nüfusun bebek ve yaşlılar dışındaki çoğu internet kullanıcısı dolayısıyla aynı zamanda sosyal medya kullanıcısı gibi görünüyor.

Kurum ve kuruluşlar veya markalaşmak isteyenler sosyal medya konusunda neler yapmalılar?

Tam anlamıyla internet kullanarak iş yapılmalı, dijital pazarlama kullanılmalı. Sosyal medya kanalını çok önemsemelerini tavsiye ederim. Bunun yanı sıra tamamen sanal bir kurum yaratmak yerine zaman zaman canlı işlemler ve sesler de tüketiciye güven verir.

Sosyal medya uzmanı olmak için bir yol var mı sizce?

Sanırım bu konuda uzmanlık programı yok akademik olarak. Pazarlama eğitimi içinde veriliyor. Ben elektronik pazarlama ve elektronik iş derslerimin içinde anlatıyorum. Belki bu konuda yüksek lisans seviyesinde programlar açılsa ve ihtiyaca göre dersler düzenlense ve hatta endüstriden uzmanlar tarafından desteklense çok doğru bir yönelim olur diye düşünüyorum.

Bir sektör haline geldi Sosyal Medya ve bu süreçte pek çok sosyal medya ajansı hizmet vermeye başladı. Bu açıdan bakarsak, sosyal medya ajanslarının kurum ve kuruluşlar için veya markalaşmak isteyenlere faydası ne düzeyde olabilir?

Açıkcası ben minimum düzeyde olacağını düşünüyorum. Kurum içinde bu konu çözülmelidir.

Yeni çıkan ve büyük ilgi gören "Sosyal Medya Madenciliği" isimli kitabınızdan bahsetmek istiyoruz biraz. Nedir sizce sosyal medya madenciliği?

Kısaca tanımlamak gerekirse bildiğiniz sosyal medyanın temel ürünlerini kullanarak yani ilk başta Twitter, Linkedin, Facebook, Youtube ve Instagram olmak üzere burada toparlanan ve sürekli büyüyen sayısız verinin birçok farklı yöntemle analizini yaparak onları daha anlamlı bilgiler ve sonuçlar haline dönüştürme işlemelerinin tümü diyebiliriz.

Bu içerikte bir kitabı çıkarma fikri nasıl oluştu?

Kitabımız ortak bir proje formatında gerçekleşti. Türkiye 2013 Gezi olaylarında bilindiği gibi en çok ve en hızlı bu ortamlardan süreci takip etti. Basında yer almayan veya alamayan haber, yazı, yorum, resim, video gibi iletiler bu yolla halka ulaştırıldı, buradan da yeni kaynaklar, yeni süreçler ve hatta yeni tehditler oluştu.

Yine Türkiye 2014 senesinde çeşitli nedenlerde Twitter'ın kapanmasına şahit oldu. Geçmişte de hakaret, aşağılama gibi nedenler yüzünden zaman zaman Youtube'un kapanması gibi müdahaleler görülmüştü. Halbuki devlet, toplum, basın, iş, eğitim, spor, sanat vs. gibi konular en çok bu ortamlarda konuşulur ve yorumlanır. Halkın net ve özgür görüşünün paylaşıldığı bu ortamlar aslında gerek devlet, gerekse iş dünyası açısından son derece faydalı veriler içerir. Bunların değerlendirilerek, halkın istekleri, sorunları, gelecek beklentileri, gerçek görüşlerinin analizi ile kullanışlı bilgiye ulaşılabilir. Bu da hem devletlerin çok arzu ettiği, hem de ticari işletmelerin ürün geliştirmede kullanacakları gerçekçi bilgi haline dönüşebilir.

Özetle, bu kitap çalışmasının hedefi, yukarıda bahsedilen konulardan yola çıkarak, günümüzün en çok kullanılan sosyal medya araçlarındaki anlık verilerin analiziyle, güncel istatistiki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmaktır diyebiliriz.

Şu an başka bir kitap çalışmanız var mı? Varsa nasıl bir formatta olacak?

Bu kitap benim 5. kitabım. Daha öncekiler kimi akademik, kimi deneme içerikli oldu. Yeni eseri bir roman formatında kurgulamaya çalışıyorum.

Son olarak Sanalkurs Dergisi okurlarına sosyal medya açısından ne tür tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Bu ortamların gerçek hayat olmadığının bilinmesi lazım. Fakat, gerçek hayatı destekleyen, kolaylaştıran etkin bir araç olarak düşünülmeli ve bu şekilde kullanılmalı bence.

Teşekkür ederiz.

 

KİMDİR?

Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nde akademisyen olarak hizmet veren Yrd. Doç. Dr. Arzu Baloğlu'nun uzmanlık alanları arasında MRP, ERP, CRM ve e-ticaret en önemlileri olarak ifade edilebilir. Bilişim endüstrisi bünyesinde düzenlenmiş fuarlarda, kongrelerde, seminerlerde konuşmacı, oturum başkanı ve panelist olarak görev yapan Baloğlu'nun yayınlanmış beş kitabı var. Yine yerli ve yabancı dergilerde yayınlanmış pek çok yazı ve röportajı yer alıyor.

Zafer Başpınar
Zafer BAŞPINAR Web hizmetleri alanına 2000 yıllarında başlayarak web hizmetleri alanında eğitim ve öğretim hayatına katarak gelişmekte olan web hizmetleri teknolojisine ayak uydurmaya gayret göstermektedir. Şuan ki durumu eğitim ve öğretim hayatına yurt dışında lisans olarak devam etmektedir.

Yukarı Git