Repleri unutmayalım, emeğe saygı (Teraziyi tıkla!)

Türk halkı fikir ishali olmuş... Yazıyor da yazıyor. Doluya da yazıyor, boşa da yazıyor. Siyasi forumlar zaten panayır yeri ama esas komedi alengirli işlerin döndüğü yerlerde. En garip klişeyse: Emeğe saygı.

Parametreler nasıl da hızlı değişiyor. Ortaokulda bir öğretmenim sorusuna 'Harika' diye cevap verince küfretmişim gibi bakmış, uzun uzun tepkilerimi incelemişti. Meğer onların zamanında 'harika' sıfatı dalga geçilen şeyler için kullanılırmış. Hayır, öyle 'Vefa meğer İstanbul'da bir semt adıymış' kalıbına girmeyeceğim ama bütün son 10 yılda teknooljik cihazların, standartların bizi getirdiği noktayı da unutmayalım.

Örneğin cep telefonlarıyla kısa mesaj yazma konusundaki 140 karakter sınırlaması ve 9 tuşla yazmanın zorluğu sıradan insanların bile kısaltmalar konusunda uzmanlaşmasına yol açtı. Üstelik hiç yadırgamadan ısındık. Eşimiz, dostumuz SMS ile 'cok sikici bir gundu' diye mesaj attığında aradaki farkı kaptık hemen.

Geçen yazımda değindiğim kullanım kılavuzlarının ardından okurlarla gayet keyifli yazıştık. Sahi bu kullanma kılavuzları konusunda firmalar daha yaratıcı şeyler denemezler mi hiç? Örneğin web üstünde bir Wiki kursalar ve o cihazın kullanıcıları orada kendi tecrübeleriyle bir kılavuz yaratsalar fena mı olur? Hadi diyelim bunu basıp dağıtmadılar; böyle bir şey sitelerinde olsa çok mu kötü olur? (Alın size bir site fikri işte).

Teknoloji üreticileri kullanıcılarına o kadar uzak ki, her yıl yüz binlerce cihaz satan kurumların sitelerinde bir forum/yorum bölümü bile yok. İletişim numaraları sadece iş saatlerinde ve hafta içi çalışıyor. Web sitesindeki iletişim formunu dene de cevap bekle...

Bir okuyucum bence (bugünkü anlamıyla) 'harika' bir fikir olarak okunup da anlaşılamayan kitaplar için kılavuz projesini yazmış. Listede dini kitaplar, anayasa gibi dikkate değer başlıklar var. Sahi kaç kişi kendini bağlı hissettiği dinin kitabını okumuştur acaba? Okunmadıktan sonra bir dinin kitabının olması, 'kitabi' olması ne ifade eder? Bir insan din kavramına inanıyorsa kitabını okumadan içi nasıl rahat eder? Ben yıllarca okuduğu duaların anlamını bilmeyen çok kişi gördüm. Kitaba girmeye bile gerek yok aslında.

Anayasa da ayrı bir konu. Vatandaş olarak en temel haklarımızın bile farkında değiliz. Kimin neye hakkı var, neye yok bilmeyince de ortalık en çok bağırana, en çok adam tanıyana ve en yırtık olana kalıyor. Oysa hayvanlar âlemiyle insanlar âlemini ayıran en önemli şey, hukuk. Hayvanlar âleminde güçlü bir hayvan acıkınca gücünün yettiği bir diğerini avlar, yer. İnsanlar âlemindeyse hukuk vardır. Zayıfı korur, güçlüyü dizginler (Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir). Böylece birkaç bin polis binlerce kişiyi, birkaç yüz bin asker milyonluk ülkeleri dizginleyebilir. Kimi açıdan hayvanlar âlemini daha dürüst; hatta doğal bulsam da her an bir bıçkın benzerim tarafından alaşağı edilme endişesiyle yaşamak çok da hoş olmazdı herhalde. Hakkım olan için her seferinde kedi-köpek gibi hırlaşmak zorunda kalmıyor oluşum da fena sayılmaz.

Teksoy gitti, meydan boşaldı

Okumayınca, yazmayınca, durup bir an düşünmeyince, insanın bütün fikir parametreleri değişiyor. Ben buna 'Saadettin Teksoy Sendromu' diyorum. Şakayla gerçeği, doğruyla yanlışı tersyüz edip belirli bir zaman dilimi boyunca devam ettirince ona sahiden inanmaya başlıyor insan. (Ezilenler iktidar olsun, Teksoy göreve dönsün.)

Eskiden boş vakitlerimde kitap okumaya çalışırdım. İnternet yüzünden giderek boş vaktimin kalmadığını, kitap okuma sürelerimin hızla azaldığını fark edince, kitaplara iş gibi belirli bir zaman dilimi ayırmaya başladım. Artık (kalırsa) boş zamanlarımda forumları takip ediyorum.

Türk halkı fikir ishali olmuş... Yazıyor da yazıyor. Doluya da yazıyor, boşa da yazıyor. Siyasi forumlar zaten panayır yeri ama esas komedi alengirli işlerin döndüğü yerlerde. En garip klişeyse: Emeğe saygı. Bunu bir forumda görünce insan yazanın bir eser ya da fikir sistemi ortaya koyduğunu, bir su hayratı, köprü ya da okul yaptırdığını ve hürmet beklediğini sanıyor. Oysa adamın ettiği bir porno filmi parçalara bölüp, paylaşım sitelerine yüklemek, en can alıcı sahnelerinin ekran görüntülerini galeri gibi dizmek... Saygı beklenen iş bu! Emeğe saygı... Bu cümlenin en çok geçtiği alanlardan biri de korsan film ve altyazı dağıtan forumlar. Sen adamın emeğini çal, çırp; sonra da bunu emekten say, saygı bekle. Emeğe saygı kuşağının kara kuşaklı temsilcileri...

Parametreleri şaşmış, çivisi çıkmış neslin bir diğer forum klişesi de 'Beyler repleri unutmayalım'. Bu büyük işlere imza atanlar forumlardaki sıralamaları yükselsin diye kendilerine puan vermenizi istiyor. Böylelikle bu lağım çukurlarında biraz daha üstte oturma şansları oluyor. Alttaki cevaplar ise daha enteresan: Dostum bu kız Türk demişsin ama Alman bu... Ja, Ja diyor halleşirken... Bu nasıl dostluk, o kız Türk olsa ne olacak? Senin bu ortamdaki çaban niye? Bu kalite beklentisi neden?

Siz gündemi takip ededurun, ben forum kültürüne ilk fırsatta döneceğim. (Repleri unutmayalım tabii.)

  • Etiketler;
M. Serdar Kuzuloğlu
1995 yılında girdiğim medya sektöründe birçok farklı görev üstlendim. Meslek hayatım boyunca trendleri ve teknolojiyi takip edip okuyucu, dinleyici ve izleyicilerime aktarmaya çalıştım. Bu çabamı hala, her fırsatta sürdürüyorum. Posta, Fanatik, Milliyet, Finansal Forum, Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdım (ayrıca Cumhuriyet hariç hepsinin web sitelerinin kuruluşunda görev aldım). Yanı sıra PC WORLD, ComputerWeek, .net, Paprika dergilerinde düzenli köşe yazarlığı yaptım. Radyo Kozmos ve NTV Radyo’da uzun yıllar program yaptım. Technology Channel, Business Channel ve TRT Haber ve TRT 1’de TV programları hazırlayıp sundum. Yeni Nesil Hizmetler Direktörü olarak çalıştığım Doğan TV Holding’de grubun tüm markalarının dijital kurulumlarını tamamladım, stratejilerini belirleyerek yönettim. MYK Medya adıyla kurduğum dijital ajansta yirmiyi aşkın iç yapıma sahip internet televizyonu Televidyon, birçok ilke imza atan teknoloji haber portalı Yahoyt, lokasyon tabanlı sosyal ağ Kaybolduk.biz ve Türkiye’nin ilk nostalji temalı video sitesi Alkışlarla Yaşıyorum gibi hala gururla andığım bir dizi projeyi hayata geçirdim. Halen başta blogum olmak üzere her fırsatta yazmaya; öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyor ve kurucuları arasında yer aldığım İstanbul Bilgi Üniversitesi / Next Academy’de ‘Sosyal Medyada İletişim ve Pazarlama’ başlıklı yüksek lisans dersini veriyorum. Bütün bu uğraşlardan kalan zamanlarda danışmanlık yapıyor, konferanslarda fikirlerimi paylaşıyor, bir dizi dijital projede yatırımcı ve girişimci olarak yer alıyorum.
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Süper bir yazı olmuş. Gülmekten koptum sabah sabah. Teşekkürler.
Helal ! :D
Serdar Bey Cidden Yazılarınızın Ayrı bır değeri oluştu benım gozumde. Bu nedenle Size Benden +rep :) Makalenız gerecekten komık ama gerçek. Guldukten Sonra Düşünmek gerekıyor...
emeğe saygı +rep :)
Çok güzel bir yazı ellerinize sağlık :kirp:
dostum yapacak bişey yok
Bir çok insanın sölemeye çalışıp , söylemeyi beceremediği konuları gerçekten çok güzel anlatmışsız.
cok guzel bi yazi eline saglik ....:gul:
Bu aranan özelliklerin hepsini frmtr.com adresinde bulabilirsiniz. Çok kısa bir süre araştırma yapmak için girmiştim. O kısa süre bile bir daha girmemem için yeterli sebebi toplamama yetti :)
"Ellerine sağlık" serdar abi, "teşekkürler" "+REP" :D
Çok güzel bir tespit. Benim de hep yakındığım konulardan biridir bu. +rep
Serdar Bey,yıllardır çıldırdığım bu forumlar hakkında çok güzel tespitlerde bulunmuşsunuz.Evet gerçekten en aşağılıkları bile emeğe saygı diyor.Rep denen saçmalıklardan istiyor.Hem çal hemde övün.Ancak bizim memlekette olur.Birde bizim internet kullanıcıları nedense çok küfürlü konuşuyorlar.Youtube sitesinde videolara yapılan yorumları görürseniz ne demek isteğimi anlarsınız.
Serdar Bey Gerçekten Çok Güzel Bir Konuya Değinmişsiniz.Yazınızı Çok Beğendim..Bazı Konularda Biraz Sivri Dilli Olmak Gerekiyor Gerçekten. Teşekkürler.. İyi Çalışmalar..
Ne durumlara geldiğimizin açık ispatı olmuş yazdıklarınız. Ellerinize sağlık.
Şeker gibi bir yazı. Teşekkürler.

Yukarı Git