İyi Bir Tasarımcı mı Olmak İstiyorsun?

Tasarımcı kimliğini hayatına ve davranış biçimine yansıtmakta güçlük çekiyorsanız mesleğe 1-0 geriden başladığınızın farkında olmalısınız.

Tasarımcı kimliğini hayatına ve davranış biçimine yansıtmakta güçlük çekiyorsanız mesleğe 1-0 geriden başladığınızın farkında olmalısınız.

Tasarımcı olarak bir yerlere gelebilmek, gelinen noktada marka olabilmek ve tüm bunları herkesten önce kendine ispatlamak istiyorsanız bu tamamen sizin hayal gücünüzde saklı.

Bu kimliği farklı mekanlarda, çevrenizde, dinlediğiniz müzikte, izlediğiniz filmde hatta okuduğunuz kitapta bile yansıtmalısınız. (Yazımın sonunda bir kitap ve film önerim olacak)

Gelelim iyi tasarımın püf noktalarına;

Her şeyden önce tasarıma bilgisayar ile başlamanın yanlışlığı ile Jim Carrey'nin bir gangster rolünde oynamasının eşdeğerde olduğunu bilmelisiniz.

"Tasarımda başlangıç neresidir?" diye sorarlar hep. Tasarım elbette yetenek gerektirir, fakat öncelikle yeteneğin nasıl ortaya çıkarılacağını ve geliştirileceğini konuşmalıyız.

Mesela A.Ü. GSF Grafik Bölüm Başkanı Prof. Tevfik Fikret UÇAR "okumalısınız" diyor. Neden mi? Çünkü tasarımın özü farklı olmak ve dikkat çekmek, değil mi? O halde farklı olabilmek için farklı birşeyler okumanız gerekir. Emin olun, okuduğunuz her kitap olaylara bakış açınızı değiştirecektir. Tıpkı Av Mevsimi’nde olayı çözebilmesi için Cem Yılmaz’ın stajyerine verdiği mesaj gibi.

Yani işin özeti tasarıma başlamadan her yönüyle dolu olmalısınız. Olayları iyi yorumlamalı, okumalı, araştırmalı, meraklı olmalı ve her işin farklı yönüne bakabilmeyi başarmalısınız.

Peki tasarım nasıl araştırılır?

Google’u açıp işinizle ilgili arama yaptığınızda karşınıza çıkan görseller iyi ve örnek tasarımlar mıdır? Asla… Öncelikle iyi tasarım sitelerini bulmalısınız.

Ve yapacağınız işle ilgili mutlaka ön hazırlığınız olsun. Mesela Behance.net gibi sitelerden dünyadaki örneklerini mutlaka incelemelisiniz...

Bütün bu ön hazırlıklar tamamlandıktan sonra artık eskiz aşamasına geçiş sürecimiz başlıyor. Bu süreçte kafamızda kurguladığımız hikayeyi kağıda dökmeye çalışıyoruz. 3-5 kağıdı harcamak zorunda kalacaksınız belki ama, emin olun sonuç çok şaşırtacak sizi. Eskiz yapmaktan sıkılmamanız ve sabırlı olmanız lazım. Çünkü işin püf noktası orası. Eğer eskizi atlayarak bilgisayara geçerseniz bir yerlerde takılacağınız kesin. Genç arkadaşlardan çok duyuyoruz: "Abi işe başladım, ama aklıma bir şey gelmiyor, şu işe bir el atsan..."

Fikirleriniz, eskize döktünüz, şimdi bilgisayarda eskimizi uyguluyoruz. (Bilgisayarınıza fazla yüklenmeyin çünkü onun rolü sadece uygulamak. O, bizim için aklımız ve mesajımız arasında kullandığımız bir araçtan başka birşey değil.)

Unutmadan söyleyeyim, işe olgun ve net bir brif ile devam etmelisiniz. Olgunlaşma aşamasına gelmemiş, karmaşık ve işi sizin çözmenizi bekleyen brifleri asla kabul etmemenizi öneririm. Bu sizin ve karşınızdakinin tasarımcı kimliğine olan saygıyı birkaç adım daha artıracaktır.

Kimliğinizi geliştirecek diğer bir husus da, iyi bir arşiv ve kaynağınızın olması. Özellikle kaynaklarınız meslekte sizin adeta eliniz ayağınız olacak.

Örneğin, bir logo tasarımına başlayacaksınız ve meslekte ilk yılınız. Belirlediğiniz kaynak sitelerini belirli aralıklarla tarıyor ve içinde sorguluyorsanız bir yıl içerisinde yaklaşık 1.000-1.500 logoyu zihninizden geçirmiş, artılarınızı ve eksilerinizi tartmış olacaksınız. Bu oluşumun kimliğinize katacağı mükemmeliğe ne kadar da ihtiyacınız var, değil mi?

Tasarım Kirliliği

Bir diğer husus, tasarımcı ve tasarım kirliliğinin kontrol edilebilmesi. Bu kavramı iyi algılayabildiğiniz an kimlik adına çok iyi bir aşamadan geçmiş olacaksınız. Bu kirliliğe küçük bir örnek vermek istiyorum.





Birinci örnekteki sadelik, algı ve mesajı net olan tasarımı incelediğinizde, ikinci örnekteki kirliliği görmemek mümkün değil!

Tasarımdaki öğeleri bir filmdeki karakterler olarak da düşünebiliriz. Tasarımlarımızda mutlaka bir başrolümüz, yani bir odak noktamız olmalı. Sonrakiler ise başrolümüzü destekleyici yardımcı roller. Lütfen iki dakikanızı ayırın ve örnekteki iki çalışmayı da inceleyerek söz konusu farkı kelimelere dökün.

Sizlerle iyi bir ‘tasarımcı kimliği’ adına yapılması gereken bir kaç adımı paylaşmaya çalıştım. Her şeyden önce bu kimliği kendi ruhunuza kanıtlamayı başarmalısınız. Yani tasarımcı olduğunuza önce kendiniz inanmalısınız. Çünkü size gelen dağınık bilgiyi kompoze ederek modern ve kural dışı bir tasarım çıkarmak gerçek bir tasarımcı kimliği ile gerçekleşir.

Unutmadan, John Hegarty'nin "Yaratıcılık" kitabını okumanızı, meşhur yabancı dizilerden Madmen’i de izlemenizı şiddetle öneririm.

Bir sonraki derste buluşmak üzere iyi hayaller….

  • Etiketler;
Abdullah Mert
Sanalkurs.net
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

hocam yani hangisi daha iyi

Yukarı Git