İyi bir markanın özellikleri (Bölüm 2)

Öncelikle, markanın söylenişi kolay olmalıdır. Ancak başkalarıyla karıştırılma riski taşımamalıdır.

Öncelikle, markanın söylenişi kolay olmalıdır. Ancak başkalarıyla karıştırılma riski taşımamalıdır. Örneğin, tanınmış reklam ajansı Cenajans'ın söylenişine çok benzeyen başka bir reklam ajansı, Cenajans'la karıştırılma ihtimalini hesaba katmalıdır.



1. Herhangi bir ürünün ya da kuruluşun adı, başka alanlarda kullanılmamalıdır. Karışıklıklara neden olabilir. Örneğin hepimizin bildiği "Koç Holding" yanında hiç ilgisi olmayan "Koç Otobüsleri"nin de var olması gibi.





2. İnsan ya da hayvan isimleri marka adı olarak seçilmemelidir. Aynı isimden pek çok kişinin olabileceği ve ismin, ayrı yerlerde belki de aynı konudaki bir markalamada kullanılabileceği hesaba katılmalıdır. Böyle bir durumda karşı karşı karşıya kalınabilecek riskler önceden görülmelidir ve seçim yol açabileceği kötü sonuçlar göz önünde tutularak yapılmalıdır. Doğabilecek sorunlar hesaba alınarak yapılan seçim aynı zamanda olası kötü sonuçlarla en iyi mücadele biçimidir; "Koç" örneğinde olduğu gibi.


3. Marka adı olarak coğrafî isimler seçilmemelidir. Her şeyden önce, aynı yörenin ismini kullanan pek çok firma ve ürün adı olduğu, olabileceği unutulmamalıdır. Bu durum, tüketici için de, firma için de daha başlangıçta eksiden başlamak gibi bir olumsuzluğa neden olur. Örneğin "Ankara" isminde; gazoz, makarna fabrikası, reklam ajansı, sigorta şirketi, vb. markalar vardır.


4. Markalar, ürünün özelliğinden doğmamalıdır. "Sarı", "silindir", "...," vb. gibi ürünün biçim ve renginin ifadesi olan sözcükleri kullanarak akılda daha kolay kalınacağını sanmak temel bir yanılgıdır. Aksine; ürünle ilgisi olmayan, uydurulmuş bir ismin unutulmama, akılda kalma şansının çok daha yüksek olduğu bilinmelidir. "Sana", "..." ve "Omo" isimlerinde olduğu gibi.



Bir başka konu, ürünün veya firmanın soyut bir sözcük olan isminin (markasının) somut hale gelmesi için biçim olarak da diğerlerinden ayırt edilebilir olması gerektiğidir. Bu bağlamda ayırt ediciliği sağlamak, markanın kendine özgü ambleminin ya da 'logotype'ının yapılması ile mümkündür.

Bugün dilimizdeki karşılığı "simge" ve "özgün yazı" olan "amblem" ve "logotype" sözcükleri, iki farklı kavram olarak ayrı ayrı sözcüklerle de, her iki kavramı kapsayan tek bir LOGO sözcüğüyle de ifade edilebilirler. Bu bakımdan LOGO, amblem ve logotype sözcüklerinin tek tek amaçları olan, adını taşıdığı ürün veya firmayı en özgün biçimde ayırdedilir kılmak gibi bir işlevselliğe sahip olmalıdır.



NOT: Bu yazı Zeynep Aliye tarafından derlenen "Türk Grafik Tasarımcıları - Logolar" isimli kitaptan alınmıştır. Yazının hazırlanmasında kullanılan kaynaklar son bölümde yer almaktadır. Kitabı satın almak için buraya tıklayın.
  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

:kirp:
zeynep kardeşim peki sana koç teklif etse logo yapımını..onlara nasıl bir logo yapardın..neler kulanırsın mesela kısaca bahsedermisin..? ve koç şirketinin sence yıllarca bu logonun fontunu neden bozmadıkları hakkında bir fikir verebilirmisin..

Yukarı Git