Haber Siteleri Nereye Gidiyor?

Son zamanlarda baktığınız zaman haber kanallarının ve haber sitelerinin son derece ciddi bir hızla arttığına şahit oluyoruz. Bizim bu yazıda ele alacağımız nokta da internet haberciliği ve haber sitelerinin nereye doğru gittiği.

Son zamanlarda baktığınız zaman haber kanallarının ve haber sitelerinin son derece ciddi bir hızla arttığına şahit oluyoruz. Bizim bu yazıda ele alacağımız nokta da internet haberciliği ve haber sitelerinin nereye doğru gittiği.

Artık sunulan hazır paket haber sistemleri sayesinde her önüne gelenin haber sitesi açabilmesi ile özgün habercilik ve kalite yerlerde sürünmeye başladı. Elbette haber alabileceğimiz kaynakların artması, olan bitenden haberdar olabileceğimiz seçeneklerin çoğalması son derece güzel, ancak bu işi hakkıyla yapıp takdirleri toplayabilen kaç haber sitesi var sizce?

İşin en rahatsız eden yönü, haber sitelerinin reklama odaklanıp haber vermek yerine reklamı ziyaretçinin gözüne sokmaya çalışması. Bu minvalde para kazanmak haber sitelerinin önde gelen amacı olmuş gibi görünüyor. Ayrıca son derece amatör sunumlar, kalitesiz ve lakayt haberler, bilinçsizce ve acelece girilen özensiz haber başlıkları. Doğrusunu isterseniz Türkiye'deki internet haberciliği yerlerde sürünüyor. Bir haberi okuyabilmek için kırk dereden su getirmek gerekiyor. O haberin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını ise anlamak hayli güç. Özgün haberler görmek neredeyse birkaç haber sitesi dışında çok zor.

Peki, çok uzatmadan en başından başlayarak Türk haber sitelerindeki başlıca yanlış gidişatı değerlendirelim.



DÜZENSİZ ve KARMAŞIK TASARIMLAR:

Haber sitelerinin neredeyse çoğunun tasarımları son derece kötü. Yerleşimleri o kadar karmaşık ki, aradığınızı kolayca bulabilmeniz mümkün değil. Reklam mı, haber mi anlayamadığınız içeriklerle cebelleşip duruyorsunuz. Haber sitelerinde kullanılan renk skalasını andıran envai çeşit renklerle donatılmış başlıklar, zeminler, resimler ise cabası. Bazen karşılaştığımız haber siteleri, bir zamanların meşhur İnternet Mahir'inin kötü sitesine rahmet okutacak kadar karman çorman tasarıma sahip olabiliyorlar.

KÖTÜ MANŞET SUNUMLARI:

Türkiye'deki haber sitelerinin ortak özelliği en az 10 haberin verildiği ve belirli ölçülerdeki resimlerden oluşan manşetler. Ziyaretçinin ilgisini çekmek için sürekli takla atan, amuda bile kalkan editörler, manşet haberler için alelacele yaptıkları Photoshop müsveddesi resimlerle bu bölümü tabiri caizse çöplüğe çeviriyorlar. "Şu olayı şu şekilde değerlendirdi!" diye belirsiz bir başlık bile atabilen bu editörlerin, manşetteki resimde renk sayısı ne kadar çok olursa o kadar takdir toplayacağına dair tuhaf bir inancı var. Abartılı başlıklar, reklam haberleri normal haber gibi sunarak okutmak için alakasız ifadeler, bazen de tırnak içinde hakaret içeren başlıklar haber sitelerinin seviyesini iyice düşürüyor.

REKLAM ÇÖPLÜÐÜ:

Tamam, biliyoruz, reklamsız olmuyor. TV'de de var, gazetede de, internette de. Ancak onsuz olmuyor diye siteyi reklama boğup o reklamı zorla neden bizim gözümüze sokarsınız, onu anlamak zor. Bazı haber sitelerine girdiğinizde veya çok mühim bir haberi okumak için tıkladığınızda sayfa tamamen kapanır, bir reklam açılır ve üstte, "8 saniye sonra yönlendirileceksiniz" gibi bir link yer alır. "Geçmek istiyorsanız tıklayın" gibi bir link vardır ama ne kadar tıklasanız o reklamı görmek zorundasınız. Ayrıca haber sitesinin üstünde yer alan serbest Flash reklamlar ise haddini bazen çok aşıyor. Kimi tarayıcılarda o reklamın kapladığı alanda yer alan haber linklerine tıklayamıyorsunuz bile. Bunların dışında, sağda yer alan şerit reklamlar ise al birini vur ötekine tarzında. Hadi o kısım reklamlarla dolu, onu anlıyoruz, ancak hiç mi görsel bir editör yok, bu reklamları hangi profesyonellik çerçevesinde yayınlıyorsunuz? Zaman zaman öyle amatör reklamlarla karşılaşıyoruz ki, ilk kez bilgisayar açan biri bile o reklamı o şekilde tasarlamaz diye düşünüyor insan.

KÖTÜ TÜRKÇE:

Haber sitelerinde haberleri okumak en doğal hakkımız, ama doğru bir Türkçeyle okumak istiyoruz tabi ki. Madem ciddi bir sorumluluk üstlenmiş, binlerce kişinin takip ettiği bir haber sitesisiniz, o zaman güzelim Türkçemizi mahvetmeyin. Evet, belki hızlı haber trafiğinden dolayı klavyede harflerin yeri karışıyor, PTT yerine PKK yazabiliyorsunuz, ya da "Kedisini zehirleyen" diyecek yere "kendisini zehirleyen" diyebiliyorsunuz. Ancak Türkçe yazım kurallarından bihaber bir editörün, "de" ve "ki" gibi bağlaçları birleşik yazması, büyük harfle yazılması gereken bir kelimeyi küçük harflerle yazması kabul edilemez.

KOPYALA YAPIŞTIR HABERCİLİÐİ:

Haber sitelerinin neredeyse tamamı belli başlı haber kaynaklarındaki metinleri aynen kopyalayıp yapıştırmak suretiyle servis ediyorlar. İşin izinli olup olmadığı boyutu bizi ilgilendirmez ama, haberlerin sunumu nedense hepsinde birebir aynı. Aynı resimler, aynı başlıklar, aynı ifadeler... Nerede kaldı özgünlük, nerede kaldı habercilik? Sizi diğer sitelerden ayıran unsurlar nelerdir diye sorası geliyor insanın. Madem ki bir haber aldın, otur biraz özgünlük kat, yeni cümleler ilave et, daha iyi olmaz mı?

OTOMATİK YENİLENMELER:

Haber sitelerinin çok sık başvurduğu ve haberin okunma sayısını artırmaya yönelik bir hile olan sayfa yenileme özelliği o kadar amatör ve o kadar seviyesiz bir özellik ki... Okuyucuların uzun bir yazı okurken yazının yarısına geldiğinde sayfanın yeniden yüklenmesi sonucu kaldığı yeri tekrar aramak zorunda kalması insanı o siteden soğutuyor. Hele bir de eğer video izliyorsanız ve kotalı internet kullanıyorsanız, sayfa yenilendiğinde video yeniden yükleniyor. Ne ağız tadıyla video izleyebiliyor, ne de doğru düzgün bir haber okuyabiliyorsunuz.



ÇILDIRTAN HABERLER:

Bazı haber sitelerinin daha fazla okunabilirlik sağlamak için başvurduğu çeşitli haber sunma yöntemleri ise insanı çileden çıkarıyor. Kimi iki sene önceki bir olayı alıp yeni gibi sunarken, erotik fotoğraflar eşliğinde haber niteliği bile taşımayan olayların ana sayfanın manşet kısmından aktarılması ise seviyenin ne derece yerlerde süründüğünün bir göstergesi. Ülkenin gündemi sürekli değişirken ve sürekli yüzlerce haber akarken, tutup en erotik olanını seçerek "Falanca Mankenden Yürek Hoplatan Seçim Açıklaması!" diye bir haber ne maksatla yayınlanır ki?

İÐRENÇ FOTOÐRAF GALERİLERİ:

En kötüsü de "iğrenç" kelimesini sonuna kadar hak eden fotoğraf galerileri. Basit bir iki cümlelik haberi daha fazla sayfa ile okutturarak bizi sinir etmek amacı taşıyan bu uygulama, ilk başlarda çok fazla sayıda fotoğraf içeren bir haberi rahatlatmak için düşünülmüşse de, sonralardan işgüzar site editörlerinin çıkarcı bir anlayışla haberin bizzat kendisine dönüştürdükleri bir garabettir. Başlığına aldanarak ilginizi çeken bir habere tıkladıysanız ve o da fotoğraf galerisi çıktıysa vay halinize... Fotoğraf galerilerini haber vermek amacıyla kullanan siteleri de profesyonellikten uzak, bayağı ve gözünü para bürümüş siteler olarak değerlendirebiliriz. Bununla birlikte magazin, moda gibi konular üzerine özellikle yoğunlaşarak erotik fotoğraflara odaklanan, bazen daha da çizgiyi aşabilen galerilerle insan avı yapmak bazı haber sitelerinin esas mesleği haline gelmiş gibi görünüyor.

SONUÇ:

Görüldüğü gibi balık baştan kokuyor, iş tasarıma bakıyor. Haber siteleri tasarlayanların, yurt dışındaki prestijli haber sitelerini incelemelerinde fayda var. Haber sitelerinin haber editörlerinin yanı sıra bir de görsel editörlere ihtiyaç duyduğu da aşikâr.

Netice itibariyle haber siteleri günlük takip edilen siteler. Editörlerinin baştan savma haber girip reklamı dayatarak onu okutmak için 10 bin takla atmasına gerek yok. Sade olmak, haberi özenli bir şekilde sade bir resimle birlikte sunmak bize yeter.

"İnsanlar böyle istiyor" diyenlere ise "hangi insanlar?" demek geliyor insanın içinden, çünkü bu işi başından aşkın, haber başlığını atarken bile aceleden harfleri düzgün dizemeyen editörler hangi ara kamuoyu yoklaması yapıyorlar, o da ayrı bir konu. Günümüzde her önüne gelen haber sitesi yapıyorsa, o halde büyük ve çok takip edilen sitelerin içinde olduıkları keşmekeşten daha çabuk çıkmaları gerekiyor. Hiçbir site vazgeçilmez değil. Kaldı ki, siz okuyucularınıza birazcık değer vermezseniz, onlardan sizi düzenli takip etmesini hangi yüzle bekleyeceksiniz ki?

  • Etiketler;
Siraceddin El
1999 yılından bu yana web tasarımcı olarak yurt içinde ve yurt dışında sayısız projede yer aldı. 2002 yılında Sanalkurs.net'i kuran ekiptendir. Etkinlik.com.tr'nin de kurucularındandır. Girişimci, tasarımcı ve eğitmen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git