Çürük Müşteri

Çürük Müşteri

Web tasarımı hizmeti verirken nelere dikkat etmeli? Çürük müşteriyi ele veren, zamanınızı boşa harcadığınızı gösteren ipuçları var mı?

Bundan birkaç ay önce, şaka ile karışık, ama gerçeklerden çok uzak olmayan, Çürük Tasarımcı diye bir yazı yazdım. Bazı kesimler beğendi, bazıları ise "hadi canım oradan!" dedi. Ama hemen hemen herkes, "Çürük tasarımcı var da çürük müşteri yok mu sanki?" dedi.

Peki web tasarımı hizmeti verirken nelere dikkat etmeli? Çürük müşteriyi ele veren, zamanınızı boşa harcadığınızı gösteren ipuçları var mı? Yoğun istek üzerine :-) aklıma gelen ilk 21 ipucu:

  • Size websitesini neden istediğini, ne görev yapacağını anlatmadan önce "Site büyük değil. Bir ana sayfa, bir hakkımızda bir de iletişim. O kadar! 3 sayfalık bir site kaça olur?" gibi fırından ekmek isteyen bir kişinin edasıyla konuşmaya başlıyorsa,
  • Websitesi için içerik istediğinizde size "Vallahi olayımızı biliyorsun! Yaz sen bir şeyler, bu işin ustası sensin" diyorsa,
  • Tasarım içinde önemli bir yeri olan beyaz boşluklara bakıp, "Niye ziyan ediyorsun canım bu kısmı! Bak burası boş duruyor! Oralara da bir şeyler koyalım söyle cici bici" diyorsa,
  • Şirketin logosunu, kartvizitten taramanızı istiyorsa,
  • Muhasebe bürosu için website yapmanızı isteyip, bir de ana sayfaya "Namaz saatlerini falan da koyalım, ilginç ve yararlı olur" diyorsa,
  • Size istediğiniz ücret yerine "Bak gelirden pay versem sana daha iyi olmaz mi? Bu site çok para kazanacak" diyorsa hatta daha da kötüsü "Sen bunu ucuza yap, bak benim çevre geniş, sana çok müşteri gönderirim ben" ile işi bedavaya getirmeye çalışıyorsa,
  • Sitenin açıldığının ikinci günü sizi telefon ile arayıp, siteyi Google'da bulamadığını söylüyorsa,
  • Gösterdiğiniz birkaç prototipten sonra size "şu bana gösterdiğin o ilk tasarım ile ikinci tasarımın renklerini bir karıştırıp, üçüncü tasarımdaki resimleri ve menüyü kullansak çok daha iyi olacak" adlı ortaya "tasarım salatası" istiyorsa,
  • Aklındakileri öğrenmek istediğinizde kendi işiyle alakalı olmayan bir eczane, bir kuyumcu bir de Amazon websitesini gösterip "Bunlara benzer bir şeyler yap işte. Bu siteler benim çok hoşuma gidiyor" diyorsa,
  • "Sen şöyle cıvıl cıvıl, yanar-döner kayan yazılı falan bir sayfa yap bana" diye işi geçiştirip, olayı kavrayamıyorsa
  • Her istediğiniz bilgi, görsel, içerik için size başka bir şirketin websitesinin adresini veriyorsa,
  • "Senin bu yaptığın tasarımı benim eşim hiç sevmedi" cevabıyla size anlamsız, gereksiz ve nedensiz geri-bildirimde bulunuyorsa
  • Size renk paleti olarak, yeni döşediği ofisin mobilya ve duvar renklerini veriyorsa,
  • Web tasarımını yalnızca dekorasyon ve yalnızca tasarım sanıyorsa,
  • Tutkal satan şirketi için, Amazon'daki birçok fonksiyonu istiyorsa: "Bak şu tutkalı alanlar, bu tutkalı da alsın dese site. Ne güzel olur değil mi?... İyi fikir değil mi?",
  • İlk görüşmeden sonra size "Bak ben bu bilgisayar işlerinden anlamam, benim oğlum iyi bilir bu işleri" diyerek, 13 yaşında, tek ilgisi sanal chat ve MySpace olan oğlunu sizin muhatabınız yapıyorsa,
  • Şirketindeki bütün broşürleri getirerek, "İşte kardeş, site böyle bir şey olacak" diyorsa,
  • Çalışmaya başladıktan bir hafta sonra sizi telefonla arayıp "kusura bakma birader, ben başka bir tasarımcı buldum ucuza. O yaptığın tasarımları şu vereceğim emaile bir yolla sen" diyorsa,
  • Google'a, YouTube'a ve Amazon'a bakıp, her açılan sitenin hemen para kazanacağını zannediyorsa,
  • "Çok acelemiz var. Bu ayın sonunda hemen bu siteyi açmamız lazım" diyor, sizi işe başlatıyor fakat sonra tasarım ile ilgili bir şeyler sorduğunuzda/istediğinizde telefon ve emaillerinize zamanında cevap vermiyorsa,
  • "Bir kullanıcı araştırması yapsak, siteyi test etsek" dediğinizde size "Ya ne gereği var şimdi? Ben müşterimi tanımıyor muyum sanki? Ben onların ne istediğini çok daha iyi biliyorum. Şu benim ana sayfadaki fotoğrafımı biraz daha büyültebilecek misin bu arada?" cevabını veriyorsa,

Arkanıza bile bakmadan kaçın! Sizin aklınıza başka şeyler geliyor mu?

Mehmet Doğan
Hiç kendiniz hakkında bir yazı yazmaya çalıştınız mı? Özgeçmiş yazmaktan en az 10 kat daha zor. Bakalım, bir deneme yapacağım fakat 11 yaşındayken kamp ateşi üzerine yanlışlıkla oturup popomu yaktığım zamanı ve hergün pırasa yediğim kreş yıllarını atlamak istiyorum. (Eğer bir sakıncası yoksa) Sanata olan ilgim daha küçük yaşlarda başladı, 5 yaşında iken ayakkabı boyacısı olmak istiyordum. Bu sanırım benim renklere olan tutkumun bir kanıtı olmalı. Halbuki o dönemde itfayeci, polis ve süper kahraman (özellikle Süperman ya da Zagor) olmak çok cazipti fakat yaratıcı bir karaktere sahip olmak beni hiç terketmedi. Yaratıcılık duygusu lise yıllarında daha da şekillendi içimde. Sanat ve edebiyat ile ilgili dersler beni oyunculuğa itti (sınıfın en güzel kızının da tiyatro ile ilgilenmesinin bununla hiçbir ilişkisi yoktur. Zaten okulun en güzel kızı “tren yolu saç modelli” bir kişiye bakacak kadar çaresiz değildi.) Sanat ve yaratıcılık ile ilgili aldığım onca sinyallere rağmen üniversitede iktisat bölümünde okuyup, mezun oldum. Halbu ki ben kırmızı kurdele sahibi bir öğrenci idim. İktisatdan mezun olduktan sonra ki düşüncem, İstanbul gibi büyük bir şehirde iktisatçı olarak çalışmak, büyük bir şirketin genel müdürlüğünü yapmak, çok para kazanmak ve daha sonra herşeyi bırakıp hayatımın geri kalan kısmını dünyayı gezerek geçirmek idi fakat hayatın akışı benim planlarıma uygun bir yönde gitmiyordu. Kısa zamanda ekonomiden nefret ettim. Para ile uğraşmanın (özellikle diğer kişilerin paraları) ve takım elbise-kravat giymenin bana uygun olmadığını anladım. Web tasarımına girmeden önce birçok değişik işte çalıştım. Radyo programcılığı, TV komedi program sunuculuğu, satış elemanlığı (esasında satış elemanlığı ben 5 yaşında iken başladı. Bir kutu çikolata satıp, kazandığım para ile o çok istediğim plastik yılanı aldım) v.b. Yıllar sonra, ilk Internet bağlantımı satın aldım ve Internet’e aşık oldum. Sanata olan tutkum yeniden geri döndü. İlk tasarımını yaptığım websitesi kötü yazılmış HTML’den ve tahta fon resminden oluşuyordu ama yine de ilk deneme için fena sayılmazdı ve bu ilk deneme benim web için olan tutkumu ateşledi. İşte o gün bugündür, ben, kendime "web tasarımcısı" adını veriyorum. Nerdeyse 8 yıl olmuş, Internet degişmiş, yaptıgım işin şekli, ismi degişmiş ve ama degişmeyen tek şey benim halen o ilk gün ki heyecanı taşımam. Birseyi, her gün, saatlerce, haftalarca, aylarca ve yıllarca yapıp, yorulmadığınız zaman bilmelisiniz ki, siz, yaptığınız isten zevk alıyorsunuz. 2000 yılında, New Brunswick Üniversitesi’nin Bilgi İşlem Bölümü’nün genel müdür yardımcısı John Webster (2005 yılında emekli oldu), beni, Web Geliştirme Bölümü’nün müdürü olarak işe aldı. Eğer ona soracak olursanız, bu kararın şimdiye kadar verdiği en iyi yönetim kararı olduğunu söylecektir size. İşte buradayım ve yaptığım işe AŞIАIM. Bütün bu iş hayatının yanında, ben, sihirbazların kullandığı çeşitli kağıt oyunları ve aksiyon oyuncakları toplamaktayım. Aksiyon oyuncakları benim vazgeçilmez kolleksiyonum. Bazıları parasını giyeceğe, tatile harcar; ben ise oyuncaklara. Özellikle, MacFarlane Oyuncaklarına. Hayatımda ki üç kişi benim için dünyadan bile daha değerlidir. Bu kişilerden biri eşim Jennifer, diğerleri ise kızlarım Jayda ve Aliya. İşte bu kadar. Eğer gerçekten bu yazdıklarımı okuyup, bu satırlara kadar ulaştıysanız sizi tebrik ederim. Zamanınızı iyi harcadınız :)
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Çok güzel bir yazı ellerinize sağlık :dusun: Yazdıklarınızda bir maddesinde bile abartma yok. Bizde böyle sorunlar yaşıyoruz. Acaba bu yazıyı bazı müşterilerime göndersemmi :kirp::kirp:
Müşterilerimde bu maddelerin hemen hemen en az 2 tanesini söyleyene çok rastladım. Bu yazıyı yazmanız güzel olmuş Mehmet Bey. Yazılarınızın devamını bekleriz, başarılar dilerim.
Çok güzel maddeleştirmişsin. Bundan da beteri olur mu dersen. en son yaptığım ingilizce içerikli bir pul satış sitesi var. ortalam finansı 130,000YTL civarında oldu. Her şey bitti . Site temelleri ASP.NET Studio 8 ve MsSQL Server. sonra bir mail geldi :D Ayaz bey ben dişçime gittiğimde sordum o bu veri tabanının ağır kalacağını Access2003 daha iyi olur :D kullanamaz mısınız?. dedi. Bende madem dişçiniz benden daha iyi biliyor o zaman kendisi yapsın dedim :) Yemin ediyorum insanı bezdiriyorlar...
Abi ellerine sağlık süper olmuş yaws :D:D:D
süper olmuş web tasarımından anlamam ama biraz da müşterilere hak vermek lazım. youtube gibi bir sitesinin olmasını kim istemez :kirp:
Gerçekten Süper.. Ellerinize Sağlık..
her tasarımcı bunu müşteriye bir şekilde okutması veya duyurması gerekir
yazınızı çok beğendim şimdi herkes tasarımdan filan bahsettiğimizde küçümsüyo!bu yazıyı millete okutmak lazım valla:kirp:
Tüm Mobilya Sektöründe Yaptığım Web sitelerinde karşılaştığım olaylar:D Adam gelir... A-B Firması şuna şuparaya yaptırmış... bende böle bişi istiyorum... Sonra 3-5 Firmanın Katalogları getirir bu resimler olucak işte.... :D Sonra Seni işçisi Sanıp Haftalık ile ödeme yapar.... :agla: 3.Haftada ödeme biticek diye konuşursun 3.ay sürer .... Heleki bu Ekonomik ortamda :uzul:
gerçekten de güzel bir yazı olmuş bizim milletin enstantaneleri işte herkes herşeyi bildiğini zannederse daha başka nasıl olabilir ki
Aynı durumu nerdeyse bütün müşterilerimde yaşıyorum.Ama ticarette sert durmanız tavsiyemdir.Aradaki mesafeyi karşı tarafın düşürüp sizden nemalanmasını önlemeniz gerekir.Misal şuanki müşterim kendi Kartvizitini tarayıp web sitesinin arkaplanı yapmamı istiyor ;D .Hepinize kolay gelsin.Bu güzel yazı içinde teşekkürler
valla çok güzel yazı hocam tüm surunları yazmışsınız başka söze ne greke var
tebriği otomatiğe bağladım kardeş, müşterilerim bu alışkanlıklarından ve bu saçmalıklardan vazgeçene kadar seni tebrik etsin :)
demekki ben hep çürüklerle çalışmışım
valla elinize saglık .. çok iyi açıklamışsınız
muşterilerin bunu acilinden okuması lazım çok süper olmus :kirp:
Bence okutmak fayda etmez öyle kafalar var ki hiç değişmiyor :( Sadece biz tasarımcıları usandırıyorlar.. Bi ara bu olay benim de başıma gelmişti adam az içerik olsun ucuz bişeye getirelim filan.Ben fiyatımı söyledim.Arkadaşımın web sitesini 250 ye yapmışlar filan ben de dedim tamam o zaman siz gidin ona yaptırın bence anlaşamıcaz .. Hemen terk ettim orayı bir daha aradı gitmedim .
bir iki müşterin en az 15 ine uyuyor. Enfes bir yazı olmuş...

Yukarı Git