Bir parti, bir dert; çözüm ve servet

Paris'te kötü havalandırma yüzünden boğucu bir atmosfere bürünmüş, yağan yağmuru çatıdaki çatlaklardan tepemize damlatan bir salonda birazdan başlayacak sunumu izlemek üzere hazırlanıyordum.

Paris'te kötü havalandırma yüzünden boğucu bir atmosfere bürünmüş, yağan yağmuru çatıdaki çatlaklardan tepemize damlatan bir salonda birazdan başlayacak sunumu izlemek üzere hazırlanıyordum. Hemen önümdeki sandalyede görüş açımı kapatan iki kafa çok da sinirimi bozmadı; zira onlar birazdan beklediğim sunumu yapacak kişilerdi. Chad Hurley ve Steve Chen...

İsimler tanıdık geldi mi? Gelmediyse de bile eserlerini mutlaka tanıyorsunuz.

İki yıl önce çok az kişinin tanıdığı bu iki arkadaş internet üstünden ödemeyi son derece kolaylaştıran PayPal sitesinin kurucuları. Bu başarılı girişimi 2002'de açık arttırma devi eBay'e satınca ceplerine koydukları parayla eğlenirken kucaklarına düşen bir dert hayatlarında yeni bir sayfayı açacak gelişmeyi tetikler.

Chad Hurley, San Fransisco'daki evinde verdiği bir partide çekilen komik videoları arkadaşlarıyla paylaşmak ister. Böylece bunun aslında ne denli zor olduğunu fark ederler. Hangi formatta kaydedileceği, nasıl yollanacağı, yollayan kişinin e-posta kapasitesinin yetip yetmeyeceği, karşı tarafta o dosya formatını okuyan yazılımın olup olmadığı gibi uzayıp giden bir bilinmezler listesi vardır karşılarında.

Chad ve Steve'in düşünmeye başladığı dönemde Macromedia'nın web tabanlı animasyonda standartlaşan (ve 'introyu geç' düğmesini hayatımıza sokan) flash formatı videoyu da desteklemeye başlar. Neredeyse her bilgisayarda yüklü olduğu için iki kafadar bu formatın üstüne gitmeye karar verir ve flash tabanlı bir video yükleme ve paylaşım sitesi kurarlar.

Onlara çok mantıklı ve faydalı gelen bu fikir kullanıcılardan nedense pek ilgi görmez. Aylar boyunca insanları sitelerine çekmek için uğraşırlar. Ev, araba satanlara, parti yapanlara, konser izleyenlere, arkadaş arayanlara siteyi anlatırlar. Olmaz...

Sonra hafif bir kıpırdanma olur, sonra biraz daha derken YouTube ismini verdikleri site video paylaşım devriminin fitilini ateşler. Bu süreci kurucu ortaklardan Jawed Karim'in (yoksa Cavit Kerim mi demeliydim?)ağzından buraya tıklayarak adresinde izleyebilirsiniz; ki bence mutlaka izleyin.

9 Ekim 2006'da; yani kuruluşlarının üstünden ancak iki sene geçtikten sonra Chad ve Steve buraya tıklarayak adresinden izleyeceğiniz video duyurularında Google tarafından satın alındıklarını mahcup bir mutlulukla TGI Friday's restoranının bahçesinde açıkladı. Google tarafından satın alınmanın karşılığı masallardaki padişahın kızıyla evlenmek gibi bir şey. Diğer milyonlarca kişi gibi onlarla ilk tanışmam da o video sayesinde olmuştu. Orada açıklamamışlardı ama ben ekleyeyim; Google'dan 1.1 milyarı nakit olmak üzere 1.65 milyar dolar aldılar.

Bu süreçte kapılarındaki diğer talipler MySpace'i 580 milyon dolara satın alan ve şimdi gözünü Yahoo'ya diken Rupert Murdoch'un News Corp. şirketi ve Microsoft'tu.

İşin ilginci o günlerde YouTube aylık 1 milyon doları aşan hat maliyeti yüzünden ciddi bir mali kriz içindeydi ve reklamlar bunu karşılamıyordu. Yani o dönem eninde sonunda birine 'varacaktı'; kazanan Google oldu.

Paris'teki toplantıda Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelmiş 50 gazeteciyle Chad ve Steve'i ilk defa görüp dinleme fırsatı buldum. Ardından Google'ın başkanı Eric Schmidt'i ve Google'ın ardındaki önemli beyinlerden başkan yardımcısı Marissa Mayer'ı dinledim. Açıkçası Mayer'ı daha çok web dünyasının paparazzi sitesi Valleywag.com'dan takip ediyorum. İddiaya göre Google'ın kurucusu Sergey Brin ile sevgililerdi ama Brin iki ay önce başka biriyle evlendiğine göre bir iddiadan öteye gidemeyecek artık.

Elektrik kesintileri, sunumun yarıda kalması, Google toplantısında internet erişiminin olmaması gibi 'Parizyen' ayrıntıları bir kenara bırakırsak gün birbirinden ilginç ayrıntılarla bezeli sunumlarla geçti.

Google son iki buçuk yılda Avrupa'daki varlığını Türkiye'yi de arasına katarak dokuzdan 25'e çıkarmış durumda. Sadece bu bölgede 2 bin 500 çalışanı var. Veritabanında 10 milyarlarca sayfa yatıyor. Bu oran en yakın rakibinin üç katı. Dünyanın en çok mühendis barındıran firmalarından biri. Hayatını Google üstünden kazanan binlerce insan var.

Konuşurken heyecandan sesleri titreyen Chad ve Steve'in verileriyse daha düşündürücü. Bugün YouTube'da her gün 100 milyonun üstünde video izleniyor. Video arşivi her gün eklenen yüz binlerce videoyla büyüyor. Hesaba vurunca ortaya çıkan şu: YouTube'a her dakika altı saatlik video ekleniyor. Günlük 8 bin 640 saat eder! Resmi içerik ortağı sayısı 1000'i geçmiş durumda.
Hepsinin ötesinde insanlık tarihinde ilk defa milyonlarca sıradan insan kendi hikâyelerini en kitlesel formda anlatabiliyor. Üstelik bu hakkı sonuna kadar da kullanıyor.

Bir sonraki yazımızda, YouTube ve benzerlerine bir de bu toplumsal etkileriyle bakalım derim.

  • Etiketler;
M. Serdar Kuzuloğlu
1995 yılında girdiğim medya sektöründe birçok farklı görev üstlendim. Meslek hayatım boyunca trendleri ve teknolojiyi takip edip okuyucu, dinleyici ve izleyicilerime aktarmaya çalıştım. Bu çabamı hala, her fırsatta sürdürüyorum. Posta, Fanatik, Milliyet, Finansal Forum, Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdım (ayrıca Cumhuriyet hariç hepsinin web sitelerinin kuruluşunda görev aldım). Yanı sıra PC WORLD, ComputerWeek, .net, Paprika dergilerinde düzenli köşe yazarlığı yaptım. Radyo Kozmos ve NTV Radyo’da uzun yıllar program yaptım. Technology Channel, Business Channel ve TRT Haber ve TRT 1’de TV programları hazırlayıp sundum. Yeni Nesil Hizmetler Direktörü olarak çalıştığım Doğan TV Holding’de grubun tüm markalarının dijital kurulumlarını tamamladım, stratejilerini belirleyerek yönettim. MYK Medya adıyla kurduğum dijital ajansta yirmiyi aşkın iç yapıma sahip internet televizyonu Televidyon, birçok ilke imza atan teknoloji haber portalı Yahoyt, lokasyon tabanlı sosyal ağ Kaybolduk.biz ve Türkiye’nin ilk nostalji temalı video sitesi Alkışlarla Yaşıyorum gibi hala gururla andığım bir dizi projeyi hayata geçirdim. Halen başta blogum olmak üzere her fırsatta yazmaya; öğrendiklerimi paylaşmaya devam ediyor ve kurucuları arasında yer aldığım İstanbul Bilgi Üniversitesi / Next Academy’de ‘Sosyal Medyada İletişim ve Pazarlama’ başlıklı yüksek lisans dersini veriyorum. Bütün bu uğraşlardan kalan zamanlarda danışmanlık yapıyor, konferanslarda fikirlerimi paylaşıyor, bir dizi dijital projede yatırımcı ve girişimci olarak yer alıyorum.
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Serdar bey verdığınız bılgıler ıcın cok teşekkur ederım. İnternet ile ilgilenen arkadasların okuması gereken bı makale. Teşekkur ederım tekrardan...
kimbilir biz de birgün bi '...tube' kurarız
Neden Hazırın ustune yatıyoruz kı. ...tube Yerıne Internet kullanıcılarının muhtaç oldugu baska bır kolaylık yapalım. Zaten ...tube adında veya onun formarında birsürü internet sitesi var. bence Yenı yollar aramalaıyız...
Zevkle okudum yazınızı. Teşekkürler.

Yukarı Git