Bilgi Toplumunun Künhüne İnmek

Günümüzde bilgi toplumu kavramından çok sık söz ediliyor. Bilgi toplumunun gerçekte ne olduğu üzerine kafa yoruyorum. Gördüm ki, dünyada tam 40 yıldır bilgi toplumu düşüncesi etrafında çalışmalar yapılıyor. Hatta ülkemizde de en az 30 yıldır bazı çalışmalar yapılmakta.

Günümüzde bilgi toplumu kavramından çok sık söz ediliyor. Bilgi toplumunun gerçekte ne olduğu üzerine kafa yoruyorum. Gördüm ki, dünyada tam 40 yıldır bilgi toplumu düşüncesi etrafında çalışmalar yapılıyor. Hatta ülkemizde de en az 30 yıldır bazı çalışmalar yapılmakta.

Bilgi toplumu kavramı, ilk anda bilgi ve iletişim teknolojilerini çağrıştırıyor. Bilgi toplumu, teknoloji ile ilgilidir diye düşünebiliriz. O zaman işe teknolojiden başlayalım. Bu teknolojiler hayatımızda hangi alanlarda kendisine yer buldu acaba?

Mesela iş bulmak. Ülkemizde yaklaşık 10 yıldır iş arayanlarla işverenleri buluşturan kariyer siteleri var. Özellikle gençler iş aramak veya özgeçmiş yayınlamak için bu servisleri kullanıyorlar. Hatta öğrencilerin bile yarı zamanlı iş bulabileceği, staj yeri bulabileceği www.unisbul.com 3 yıldır yayında.

Bankacılık işlemleri uzunca bir süredir internetten yapılabiliyor. Alışveriş için interneti tercih ediyoruz, hatta internetten giyecek alışverişi dahi yapıyoruz. Mağazadan alacağımız bir eşya için öncelikle internette fiyat araştırması yapmayı ihmal etmiyoruz. İnternet sayesinde elindeki arabasını ikinci el olarak satan, kirada oturmak için ev ararken interneti kullanan yakınlarınız var, değil mi?

Hayatımızdaki başka başka alanlarda bu misalleri çoğaltmak mümkün.

Bilgiden Değer Üreten Toplum

Bilgi toplumunun taşıyıcıyı tabiki bilgi ve iletişim teknolojileri. "Bilgi Toplumu" kavramı ise bilgisayardan biraz daha yaşlı. Peter Drucker, bilgisayarların henüz herkesin kullanamayacağı kadar az sayıda olduğu bir dönemde -tamamen başka bir kavramla birleştirerek- bilgi toplumu ve bilgi çalışanı ifadelerini kullandı. Drucker bilgi çalışanı derken, üretimde ya da montajda çalışanların haricinde bizzat bilginin kendisiyle uğraşan insanları kastediyordu. Mesela bir şirketin muhasebesinde, pazar araştırma işlerinde çalışan, bilgiyi anlamlandırıp ürünler ve rekabet hakkında bilgi üreten, üretilen bilgi üzerinden şirketin rotasını ve pozisyonunu belirleyen kişileri düşünün. Bu kişiler Drucker'a göre bilgi çalışanıydı.

Bu açıdan baktığımızda bilgi çalışanı, bilgiyi işleyen, değerlendiren yani bilgi ile iş yapan kişidir, bilgi toplumu ise bilginin değere dönüştüğü toplum demektir. Yazının olduğu ve bir şeylerin kayıt altına alındığı, bu yazılanlar üzerinden bir takım sonuçlar çıkarıldığı her yerde bilgi çalışanı vardır ve bu tanıma göre bilgi toplumu kavramı yazının icadı ile birlikte oluşmaya başlamıştır.

Binlerce yıldır bilgi işleniyorsa, değere dönüştürülüyorsa Drucker'in bahsettiği bilgi toplumu ve bilgi çalışanı kavramları niçin var? Niçin sadece 40 senedir bilgi toplumu diye bir olgudan bahsediyoruz?

Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu'na göre bilgi toplumu bilgiden değer üreten toplum demektir. Elbette bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi bilgi toplumunun oluşmasına kolaylık getirir, yeni imkanlar sağlar, bilgiyi ekonomik hale getirir. Ama neticede teknoloji araçtır, amacın kendisi değildir. İnsan bilgiden değer üretmesini beceremiyorsa, o insanın ait olduğu toplum bilgi toplumu değildir.

Her eve bilgisayar girdiğinde, herkes internete bağlandığında bilgi toplumu olmuyoruz.

Bilgi toplumunda belirleyici olan kişinin davranışıdır. Bilgi toplumunun üyesi olan kişileri diğerlerinden ayırt eden özellik, bu kişilerin bilgilerini geliştirmeleridir.

Bilgiyi geliştirme ve yenileme süreci ömür boyu sürmek durumundadır. Çünkü aynı bilgilerden uzunca süre değer üretmek artık mümkün değildir. Bir süre için bu mümkün olabilir, ama zaman içinde aynı bilgilere başkaları da sahip olunca, bilginin değeri kalmaz; yeni bilgiler kazanmak gerekir. Bu ise öğrenmekle, hatta sürekli öğrenmekle mümkündür. Bilgi toplumu, sürekli öğrenen insanlardan oluşur.

Dünyada ve Ülkemizde Bilgi Toplumu Çalışmaları

Bilgi toplumunu şekillendiren en önemli teknoloji internettir. Sanayi toplumunda buharlı motor ne anlama geliyorsa bilgi toplumunda da internet aynı şeydir. Bunun sebebi ise, İnternet'in bilgiye ulaşmada, bilginin yayılmasında ve karşılıklı etkileşimde sağladığı imkânlardır.

Hızlı internet erişimi ve hatta cep telefonu, cep bilgisayarı ve tabletler gibi taşınabilir cihazlar üzerinden hızlı erişim, bilgi toplumuna giden yolda devletlerin önemli önceliğidir. Çünkü internet, bilgi toplumunda bilginin taşıyıcısı ve katalizörüdür (http://goo.gl/THIAI). Bilginin yayılması, taşınması ve işbirliği sayesinde geliştirilmesi, internetin olmadığı dönemlerde hayal bile edemediğimiz hızlarda gerçekleşebilmektedir.

Bilgi toplumu kavramı ile ilk tanışan ABD, Japonya gibi ülkeler bu yarışta şimdilik öne görünüyor ama diğer ülkeler de yarışta yerlerini çoktan aldılar bile. Rekabetin keskinleştiğini gören ABD Başkanı Barack Obama, devlet ve özel sektör işbirliği ile dijital teknolojilerin üzerine yeni ekonomiyi nasıl bina edeceklerini ve işsizliğe çözüm olarak öne sürdüğü çözümleri de içeren 4 aşamalı spektrum planını Haziran 2010'da Beyaz Saray resmi blogunda (http://goo.gl/W91h0) açıkladı.

Bilgiden değer üretme ve yenilikçilik konusunda rekabette öne geçmeyi planlayan Avrupa Birliği 2000 yılında hazırladığı Lizbon Stratejisi ile sonraki yıllarda yapacağı çalışmalar için bir yol haritasını belirledi.

Bizde de Avrupa Birliği'ne uyum sürecinden dolayı 2000'li yıllarda bilgi toplumuna geçiş süreci hem özel sektörde hem de kamuda konuşulur oldu. Bunun sonucunda da bir takım çalışmalar yapılmaya başlandı.

Türkiye'de aslında 80'li yıllarda Türk Bilim Politikası 1983-2003 raporu hazırlandığını görüyoruz. Bilim ve Teknoloji için politikalar belirlenmiş olmasına rağmen uygulamada istenen hedefe varılamadı. Yapılan çalışmalar değerlendirilip, hedefler yeniden revize edilerek 2003 - 2023 yıllarını kapsayacak Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri dokümanı hazırlandı (http://goo.gl/WCq7M).

60. Hükümette devlet bakanlarından birisi bilim ve teknolojiden sorumlu devlet bakanı olarak görevlendirildi. Bilim, teknoloji ve yenilik çalışmalarının tek bir merkezden koordine edilmesi için çalışmalar yapıldı. Yeni kurulan 61. hükümette ise devlet planlama teşkilatının revize edilerek kalkınma bakanlığına dönüşmesini de bu yönde önemli bir adım olarak görebiliriz.

Bilim ve teknoloji stratejileri, kalkınma planları ve yıllık programlar ışığında ilk somut adım olarak Bilim ve Teknoloji Politikaları Uygulama Planı 2005 - 2010 dokümanı (http://goo.gl/vWW7E) hazırlandı ve bu politikalar kamu ve sivil toplumun katılımı ile hayata geçirildi.

2005 - 2010 yılları arasında Ar-Ge ve yenilik için ayırılan kaynakların artırılması, Ar-Ge ve yeniliğe olan talebin artması için gerekli iklimin oluşturulması, bilim ve teknoloji farkındalığının artırılması için çalışmalar yapıldı.

Aralık 2010'da, 2005 - 2010 döneminin çalışmaları değerlendirildi (http://goo.gl/xeI5T), Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi 2011 - 2016 dokumanı hazırlandı (http://goo.gl/wPK8H).

1980'li yıllarda Bilim vurgusu ile başlayan çalışmalara zaman içerisinde Teknoloji de dâhil edildi. Son olarak Bilim ve Teknoloji'nin yanına Yenilik (İnovasyon) ifadesinin de ilave edildiğine dikkat edelim.

Ar-Ge ve yenilik çalışmalarının belirli bir aşamaya geldiğini görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda çok ortaklı ve çok disiplinli Ar-Ge ve yenilik çalışmaları desteklenecek. Önümüzdeki dönemde bilgi toplumunun en önemli dinamikleri olması beklenen KOBİ'ler desteklenecek, gelişmelerine ve Ar-Ge çalışmarına dönük teşvikler var.

Bilgi toplumu her alanda rekabetin keskinleştiği, teknolojik gelişmelerin hızına yetişmekte zorlandığımız bir dönem. Tarım ve sanayi toplumlarının gereği olarak oluşan kurumsal yapılar ve bakış açılarının birer birer değiştiğini göreceğiz. Okuyup derinlemesine bilgi sahibi olabileceğiniz çok güzel dokümanlar var.

Yazıda ilgili bölümlerde web adreslerini paylaştım.

Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi 2011 - 2016'nın vizyon cümlesi ile bitirelim:

"Ürettiği bilgi ve geliştirdiği teknolojileri, ülke ve insanlığın yararına yenilikçi ürün, süreç ve hizmetlere dönüştürebilen Türkiye."

  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git