Avrasya Tüneli Açıldı Ama İlan Tasarımı Başarılı mıydı?

Avrasya Tüneli Açıldı Ama İlan Tasarımı Başarılı mıydı?

Avrasya Tüneli büyük bir coşkuyla açıldı ama ya gazetelere verilen ilanlarına ne dersiniz? Başarılı mıydı, başarısız mıydı?

Avrasya Tüneli büyük bir coşkuyla açıldı ve geçişler başladı. İki kıta arasındaki en kısa yol ve dünyanın önde gelen mühendislik harikalarından biri olarak lanse edildi. 

İşin teknik ve global yönü uzmanların işi tabi ki, bizi ilgilendiren tarafı ise bu kadar önemli olduğu var sayılan bir proje ile ilgili verilen ilanlara yapılan yorumlar dikkatimizi daha çok çekti. 

Genna Ajansı yöneticisi A. Selim Tuncer'in ilana yönelik hassasiyetle dile getirdiği eleştirileri, tasarım işlerine yönelecek veya halihazırda bu işleri yapan kişilerin dikkatle okuması gerektiğini düşündüm.

İlan şu:

Tuncer, "Köprü ve tünel işini çözdük. Bir gün ilan yapmayı da öğrenebilirsek ikinci kanadımız takıp uçuşa geçebiliriz" derken haklı olarak yaptığımız işlerin bütününe yönelik gösteremediğimiz özeni ortaya koyuyordu. Ona katılan bazı kişiler ise, ölüm ilanı gibi olduğu, ilaveten metnin anlaşılamayacak şekilde tasarlandığını  belirtiyorlardı.

A. Selim Bey ilanın kritiğini şu şekilde yapıyor:

"Bir ilanın kritiğini yapmak hem bir iştir, hem de buna değecek bir şeyse yapılır. Fakat ben yine de birkaç maddeyle meramımı anlatmaya çalışayım, temelsiz kalmasın:

  • “Dünyaya ilham” olur mu, bilemem, ama gerçekten de dünya ölçeğinde bir projenin açılış ilanının bu düzeyde olması sizin içinize sindi mi?
  • Yazıyı tabloya dönüştürmüş bir uygarlığın çocuklarının yazı ve tipografi nedir bilmemesi, bunu bir grafik tasarım ürününde adam gibi kullanamaması affedilir bir şey midir?
  • Yüz ağartıcı böyle bir projenin açılış ilanında noktayı virgülü nereye koyacağını karıştırmak normal midir?
  • Bu logo karmaşası nedir böyle? Bu ilanın sahibi kimdir? Markaların hepsi sahipse bunlar arasında bir hiyerarşi yok mudur?
  • Punto büyüklüğüyle ve alt üst ilişkisiyle yapmak mümkündür, ama kafa fotoğrafı büyüklüğüyle hiyerarşi ifade edilmesi yeryüzünde görülmüş bir şey midir? Kafa fotoğraflarını Photoshop’ta büyütüp küçülterek bir hiyerarşi kurgulamak üste de asta da saygısızlık değil midir?
  • Renk, denge, oran, balans, perspektif, leke gibi grafik tasarım kriterlerine hiç giremem şimdi.
  • Yukarıda da yazdım, insanlığın en temel terazisi olan değerler sistemine (iyi, güzel ve doğru) sahip olmayan ya da bunları kaybeden toplumlar hiçbir medeniyet iddiasında bulunamazlar. Bir ülkeyi ve toplumu dış güçler karşısında zaafa düşürecek bundan daha büyük bir nakısa yoktur.
  • Şunu da bilelim ki, bunlar birbirinden ayrılamaz, eğer estetik yoksa etik de çürümeye uğrar. Bu nedenle ahlaksızlığı nasıl eleştirebiliyorsak çirkinliği de aynı şekilde eleştirebilmeliyiz. O derece önemlidir, hiç de sığ değil, aksine çok derin bir meseledir.
  • Eleştiriyi düşmanlık olarak görmek çok büyük bir gaflettir. Eleştirinin olmadığı yerde önce kısırlık, sonra da çürüme ve kokuşma ortaya çıkar.
  • Anlayanlar için yapıcı eleştiri gibi bir nimet olmaz. (Zaten bana göre yapıcı olmayan eleştiri olmaz, ona başka bir şey denir.)
  • Herkesin bildiği “… neylerse güzel eyler.” özdeyişinin sadece tek bir öznesi vardır."

Bu tarz grafik tasarım işleri yapan tasarımcıların bu manada kendilerini sorgulamaları için önemli maddeler.

Güzide Kelebek
Bilişime ve teknolojiye ilgi duyuyorum. Sanalkurs ekibi arasında kendimi geliştirmekteyim.
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Yukarı Git