ATM'lerin Olağan Suç Dünyası...

Hergün onlarca insanın emeklerinin nasıl boşa gittiğini görüyoruz ama hissetmek nasıl, tadına varmalı... Olağan ATM hırsızlığının yalnızca yöntemlerini değil, yaşayanların hislerini de öğrenelim bu defa...

Hergün onlarca insanın emeklerinin nasıl boşa gittiğini görüyoruz ama hissetmek nasıl, tadına varmalı...

Olağan ATM hırsızlığının yalnızca yöntemlerini değil, yaşayanların hislerini de öğrenelim bu defa...

Pazar sabahı... Aceleniz var, pikniğe, işe, tatile gidiyorsunuz. Birden bir ATM görüyorsunuz ve "acaba ödeme yapıldı mı" gibi bir soru düşüyor. ATM'ye yaklaşıyorsunuz, ortalıkta kimsecikler yok, daha sabahın 7'si. Kartınızı ATM'ye sokuyorsunuz ve bekliyorsunuz. Ama bir sorun var. Ekran hala başlangıç ekranındaki reklamlarla dönüyor. Biraz daha bekliyorsunuz ve ATM'den bir uyarı alıyorsunuz:

"Kartınızın manyetik alanı arızalandığından okunamamaktadır."

Ancak ekranda başka bir uyarıya rastlamıyorsunuz. Yazı olduğu gibi duruyor ve ATM'de herhangi bir hareketlilik göremiyorsunuz. Bir yandan da telaşınız var ve tuşlara basıyorsunuz gayri ihtiyarî, ancak sonuç değişmiyor. ATM'den gelen bazı elektronik sesler duyuyorsunuz, ATM kartı geri vermeye çalışıyor ama başaramıyor ve siz "ATM kartı yuttu" diye hayıflanmaya tam başladığınız anda yandaki ATM'ye biri yanaşıyor, gözucuyla size bakıyor ve işlem yapmak üzere kartını ATM'ye sokuyor. Bu arada arkanızda 3. bir şahıs beliriyor ve "kartı mı yuttu? şifreni gir, o düzelir" diyor.

Bir yandan da telaşınız olmasına rağmen şifre girme meselesini aklınız almıyor çünkü hiçbir alakası yok ama yine gayr-ı ihtiyarî şifrenizi giriyorsunuz. Ekranda değişiklik yok yine...
Bir müddet daha bekliyorsunuz ama değişen birşey yok.

Arkanızdaki ses yanınıza geliyor ve "bak, şubede ışık yanıyor. Kapıyı vur,zile bas. Duyarlarsa onlar verirler kartını" diyor.

Sonucu tahmin edersiniz, kapıdan da bi umut yok ve tekrar ATM'ye döndüğünüzde ATM'nin uyarı ekranından başlangıç ekranına geri döndüğünü görürsünüz. Nihayetinde aklınızın ucundan kartınızın çalındığı ihtimali geçse de kartın ATM'de olduğunu düşünürsünüz ama gün içinde şubeye uğradığınızda kartınızın şubede olmadığını müşahede eder ve yıkılırsınız. Bunun yanında şu -o vakitten sonra işe yaramayan- cümleyi duyarsınız:

- Daha önce de çok oldu, haftasonları erken saatlerde yapıyorlar. Birçok emeklinin maaşı böyle gitti.

Hesabınız boş olduğundan her ne kadar içiniz rahat olsa da düşünmeye başlıyorsunuz.

Demek ki bunu iş haline getiren ve pazarda tezgah almış gibi belli günlerde gelip işini görenler var. Düşünün bir defa; bir banka -ki olayın geçtiği şube İstanbul'un en civcivli yerinde bir merkez şubedir- birçok defa bu olaya şahit oluyor ve buna olağan olarak bakıyor. Kendi üretimi olan bu cihazı korumaktan, korumayı bırakın onu gözetlemekten aciz...

Aslında bunların tamamı olağan ama yine de bir düşünün, hissetmeye çalışın trajikomik durumu...Aynı adamlar, aynı şebeke, sözcükleri bile herzaman aynı olan dolandırıcılık yöntemi ve ay boyu sırtında taş taşıyarak, alınterini sel olup akıtarak 3 kuruş ücret kazanmaya çalışan vatandaşın emeklerinin zayi oluşu...

Elbette ki çok olağan bir durum bu, bahsi bile komik geliyor, içinizden "hala böyle şeylere kananlar var mı" diyenlerin çokluğundan haberdarım ama bi düşünün, hissetmeye çalışın;

Ya sizin de başınıza gelseydi?

  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

benim başıma geldi böyle bir durum, 600 küsür ytl param çalındı. DİKKAT!...
merhaba konuya çok güzel değinmişsiniz Teşekkürler. benim başıma böyle bir durum gelmedi ve hiç kimsenin başına da gelmesinide istemem. Ancak şu varki memleketimizde bunun gibi ne olaylar oluyor ve de basına hiç yansımıyor. Bu durumdan önce bizi yönetenler ve sonrasında bankalar sorumlu. etkin kalıcı yasa yok zaten. Olsa bile Başta devlet bu yasaları uygulamıyor. Bir ülkede devlet bankalardan faizli kredi alırsa tabiki çıkarttığı yasalara bu kurumların uyması beklenemez.

Yukarı Git