Aslında Ben Yeteneksizim

Geçen gün bazı kişiler bana internetten bir mesaj gönderdi ve kullanılabilen açık kaynak paylaşımlarım için bana teşekkür etti. Benim kıymetli bir cevher ve kod yazma üstadı olduğumu belirtiyorlardı. Normal gidişatımı değiştirmedim ve bu arkadaşları herhangi bir kabiliyetim olmadığı hakkında cevap yazdım.

Geçen gün bazı kişiler bana internetten bir mesaj gönderdi; açık kaynak paylaşımlarım için bana teşekkür ediyorlar, benim kıymetli bir cevher ve kod yazma üstadı olduğumu belirtiyorlardı. Bu mesaj üzerine havalara girmedim, bu arkadaşlara aslında herhangi bir kabiliyetim olmadığını belirten bir cevap yazdım.

Doğru. Ben yeteneksizim. Ne kadar çok pratik yapmam gerektiğinin farkındayım. Ve hafta sonları zaman zaman Ruby (1) programlama dili ile yüzeysel olarak ilgilendiğimden bahsetmiyorum. Ben size bir türlü çalışmayan kodlarla boğuşarak bir tür pratik yaptığımdan bahsediyorum. (Kimi zaman kodlar kazansa da...)

Birdenbire karşıma çıkan bu durum fark ettim ki, beni fiziksel anlamda yıpratmış ve yatağa düşürmüştü, fakat kendimi zihinsel olarak bir veya iki saat daha kodlarla boğuşabilecek şekilde hırslı olarak görüyordum. (Bu durum bana bir maraton koşucusu veya nesli tükenme noktasına gelen Demir Adam'ı çağrıştırıyor.)

Bu çalışmaların başını esefle hatırladığım kodlar (utandığım, fakat bana daha önce ne olduğumu hatırlattığından silmedim) ile gurur duyduğum kodlardan (yine de utandığım kadar değildir) oluşturduğum GitHub profili kodları çeker.

Zeka

Ben pek zeki sayılmam.
Ama iyi bir hafızam vardır(eşimin bana bazen sıyırdığımı söylemesine rağmen). Ve gerçekten çok sıkı çalışırım. Ama gerçekten çok sıkı. Bu özelliğimi babamdan almışım. O da çok fazla zeki değildir (bu onun lafıdır; benim değil), ama iyi bir hafızası vardır ve çok sıkı çalışır. :)

Bazı insanların "Amanın, senin kodlarına bayılıyoruz, keşke ben de bu şekilde yapabilseydim" demelerine hasta oluyorum. Yapabilirsin. Yapamıyorsan tek sebep yeteri kadar çok çalışmadığın içindir.

Önceden beri yeteri kadar zeki olmadığımı düşünmüştüm. Anlayamadığım bir çok çılgın kod materyalini deli gibi kıskanıyordum. Sonra bir gün anlayamadığım kodlardan kaçmak ve onlardan vazgeçmek yerine üzerine gittim ve müthiş hırs yaptım. Bilgisayarımın başında saatlerce oturdum ve class ve class instance variables gibi konularla mücadele ettim.

O gün benim için bir dönüm noktasıdır. O gün son kez anladım ki, başarılı olmak kesinlikle zeka ve yetenekle ilgili birşey değil. İnsan sıkı bir şekilde çalışınca gerisi kesinlikle geliyor. O günden sonra anlamadığım herşey için anlayıncaya kadar saldırdım.

Bununla kapatıyorum. Hala hastayım. Dışarıda bir yerlerde benden çok ötede bir çok insan var fakat bu ve başka hiçbirşey beni durduramaz. Kendime Oxford Üniversitesindeki programlama bitirme sınavlarını ölçü olarak almıyorum, fakat yıllar öncesindeki Github profilimde yer alan o projelere karşı yarışıyorum. (2)



NOTLAR:

(1) Ruby, nesneye yönelik bir programlama dilidir. Sözdizimi itibarı ile, Ada, Perl, Smalltalk gibi programlama dillerinden etkilenmiştir ve Python ile kimi ortak sözdizimi özelliklerine sahiptir. Ruby yorumlanan bir dildir. Yukihiro Matsumoto tarafından yazılan dil bir özgür yazılımdır ve GPL ile lisanslanmıştır.

(2) Bu yazıyı John Nunemaker'ın şu sayfadaki yazısından çevirdim.
  • Etiketler;
Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor!

Gerçekten çok başarılı bir yazı. Edison'un "Başarının %99'u çok çalışmak" sözünü hatırlattı. Bizim de her platformda devamlı dile getirdiğimiz gibi, herkes isterse herşeyi yapabilir. Onun için Sanalkurs'un sloganı da: "Ne yapabileceğini göster!" şeklinde. Ve herkese yönelik.
Haz verdi :-dusun:
Gaza geldim valla ne yalan söli bende şu class lardan çok korkuyorum üzerine gidemiyorum
İçerik olarak konu itibari ile çok başarı bir yazı fakat. Türkçeye çevirilişi gerçekten bir felaket. Moto mot çeviri buna denir sanırım. Lütfen biraz çeviri yaparken Türkçe de bunu nasıl ifade ederizi düşünerek çevir yapalım.... Yine de teşekkürler. İyi çalışmalar... Kemal Serkan YILDIRIM
Laroussek ismli arkadaşım, çeviriyle aslını karşılaştırdım ama felaket denilebilecek bir kısmını görmedim. Anlatmak istediğini yaklaşık olarak anlatıyor. Eğer felaket demek yerine, hangi kısımların aslında ne demek istediğini belirtmiş olsaydın daha iyi olurdu.
ressamın biri bir tablo yapmış ve şehrin en kalabalık yerine bırakıp bir not ile birde kırmızı kalem koymuş ve nottada hatalı yerleri işaretleyiniz yazıyormuş akşam ressam geldiginde bütün resim çizkler izindeymiş ertesi gün aynı resimin bir benzerini aynı yere bırakmış ama bu sefer bir tablo yapmak için gerekli bütün malzemeleri ve yine bir not bırakmış notta hatalı yerleri lütfen düzeltiniz yazıyormuş ve tabiki akşam resim tertemizmiş yani lütfen eleştirirken bu kadar acımasız olamayalım aynı zamanda laroussek den de yeni bir çeviri yapmasını ve bizlerle paylaşmasını istiyorum
bende tam var geçecektim yapamam diyodum bu yazıyı okuduktan sonra fikrim biraz değişti ama hala yapabileceğimden emin değilm .. .s.s
cok zor gelıyor kodlama ama ılgımı cekıyor vazgecmeyecem asla
Aydınlattığın için teşekkürler kızmazsan bişey sormak istiyorum hastayım demişsin ne gibi bir hastalık acaba çünkü bende bilgisayar başında saatlerce kalıyorum ve merak ediyorum

Yukarı Git